İlk defa bir Zülfü Livaneli kitabı benim için sonuçsuz kaldı, konu akışı gayet iyiydi değişik de bir konu; Yezidiler diye bildiğimiz Ezidiler'in aslında çoğumuzun inandığı gibi "Şeytan"a değil "Melek Tavus"a hayranlıklarını ama yanlış yorumlanan bu inançları yüzünden aslında nasıl da zor ve bedbaht bir hayatları olduğunu anlatıyor Zülfü Livaneli. Mardin'in tarihinden de bahsediyor birçok şey öğreniyorsunuz, Mardin'in yapılarından, geleneklerinden, insanlarından yaşam koşullarına kadar bilgi edinebiliyoruz.
Tarih, aşk, inançlar, aile ilişkileri, arkadaşlık hepsini harmanlamış güzel de olmuş.
Aslında Huzursuzluk kitabı sayesinde bir kez daha anladım ki dünyayı kendi etrafımızda sanıyoruz, herkes bizim yaşadığımız şartlarda gibi algılıyoruz, gerçeği biliyoruz ama bilmemezlikten gelerek belki de vicdanımızı rahatlatmaya çalışıyoruz, sabah işe giderken söylendiğimiz otobüs şoförü bile okuluna yürüyerek giden ya da gitmeye çalışan çocuklar için bir lüksken biz hep şikayet ederek yaşıyoruz. Kitapla alakası yok ama bunları da yazmak geldi içimden...
Beklediğim gibi bir sonuç bölümü bulamasam da tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.