“Sen gerçek aşk nedir tanımadın ki, beni yargılayabilesin. Sen elini hiç ateşe sokmadın ki, aşk yangınının insan yüreğini nasıl sönmez bir çerağa çevirdiğini görebilesin. Sen, sevgilin için ölmedin, öldürmedin ki, beni anlayabilesin.”
“İnsanlar kıstırılınca yargılamak zorunda kalırlar. Toplum güvenliği dedikleri şey, aslında kişisel güvensizliğin yarattığı korkudur. Yargı, bir tür kişisel savunmadır. Çünkü toplumda kıstırılmadan yaşamak olanaksızdır.”
“Rüştü Şahin niçin beni dinlemedi? Yaşasaydı bana hak verirdi. Dediği gibi olmadı ki hiçbir şey, yanıldı. Üstelik yanılmasını göremedi. İnançlı öldü. Yani, aldanarak. Öfke içimi kavuruyor. Mutsuz etti beni. Hakkı yoktu buna.
Ondan ne umacağımı bilmeden gene de onu sevmiştim.”