O his, şimdi bile hiç beklemediği bir anda, içinde canlanıveriyordu. Kendi bedenini terk etmek… Kendine ait bir acıyı, başkasına aitmiş gibi izleyebilmek…
Tsukuru’nun gerçekte intiharı denememesi, belki de ölüm hakkındaki düşüncelerinin fazlasıyla katıksız ve yoğun olmasından, bu yoğunluğa uygun düşecek bir ölme yöntemini aklında somut olarak canlandıramamasından kaynaklanıyordu.
Kitabı okurken buraya yazdığım alıntıların dışında bir o kadar da kitabın üstüne notlar aldım ve cümlelerin altını çizdim. Hatta işi o kadar abarttım ki kitabı tamamen çizmemek için bazen beğendiğim cümlelere dokunmadım.
Kitapta yazar, birtakım konular üzerinden düşüncelerini belirtiyor, bunların büyük bir bölümünde kendimi buldum. Yaşam, ölüm, mutsuzluk, acı, melankoli üzerine yoğunlaşmış bu kitapta resmen içinizde hissettiğiniz olumsuz duyguları kucaklayıp onlarla barıştıracak tarzda cümleler var.
Eğer benim gibi klinik tanısı konmuş majör depresyon hastasıysanız tedaviniz biraz ilerledikten sonra kendinizi daha iyi hissetmeye başladığınızda okumanızı tavsiye ederim.