-Şimdi oturun da bana şu ustadan ustaya mektubu anlatın...
-Eski saatler el işiydiler. Yapanlar da maden işçiliğinden anlıyorlardı. Hülasa büyük manada kuyumcuydular. Bu itibarla yaptıkları saatleri çok güzel eserlerle süslerlerdi. Çizgiler, oymalar, filanla...Ve bunların en güzel en ehemmiyetlileri saatlerin iç kapaklarının iç tarafında yani çok defa, ancak saatçilerin açtıkları yerlerde olurdu. Rahmetli Nuri Efendi onun için bunlara ustadan ustaya mektup derdi.