selcan erdemir

9/10
·464 syf.··
2021 22. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2021 15:35
Fransız İhtilali’nin insanların üzerinde yarattığı etkiyi, çürümüşlüğü, başkaldırıyı; aile, arkadaşlık, dostluk ve aşk gibi duygularla derinden anlatan bir başyapıt. . Başlangıçta odaklanma konusunda biraz zorlandım okurken. Ama garip bir şekilde de okuduğum hiçbir kelime aklımdan çıkmadı. Bir sayfa da okusam, elimden bıraktığımda ruhumda yarattığı etki çok farklıydı. Bu kitapla ilgili çok şey anlatasım var ama burası yetmez gibi geliyor. Kısaca şöyle anlatayım hislerimi; okuduğum her sayfasında günümüzden bir sürü örnekle karşılaştırmadan edemedim mesela. Çok aynıydı her şey. Yüzyıllar önce yazılmış bir kitabın böylesine yaşadığımız yüzyılla benzerlikleri derin bir sessizliğe bürüdü beni. Gücü elinde barındıranın altında herkesi ezdiği bu dönem bir gram bile değişiklik göstermemiş. Şehirler, ülkeler, isimler farklı olsa da yaşanan her ân aynı. Giriş cümlesinden bitişine kadar altını çize çize okuduğum ve bundan sonra da sıklıkla sayfalarını karıştıracağım bir kitap oldu. . Okumaya başlayıp bırakmış olabilirsiniz, başlamamış veya başlamaya karar vermişte olabilirsiniz. Lütfen elinize aldığınızda sayfalarını çevirmekten vazgeçmeyin. Mutlaka sizi kendine çeken bir yanını keşfedeceksiniz.
Edebiyat
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,5bin okunma
Reklam
10/10
·329 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2021 18:38
“Savaş Barıştır, Özgürlük Köleliktir, Cehalet Güçtür.” . Bir dünya düşünün; üç totaliter devletin himayesinde, geçmişin sistematik bir şekilde yok edildiği, savaşların devam etmesi gerektiğinin savunulduğu, güce kavuşmak için her türlü hamlenin yapıldığı bir distopya. Korkutucu değil mi? İnsanlarla ikili ilişki, yakınlık kurmanız yasak! Kendi halinizde tek başınıza vakit geçirmeniz yasak! Düşünmeniz yasak! Çünkü yüzünüzde beliren saniyelik bir hareket sizi ele vermiş olabilir. Düşünce polisi sizi takipte olabilir. Peki ne yapmalı? İşte bu sorunun cevabını arayan Winston Smith, prolların yaşadığı sokaklardan birinde, bir antikacıda bulduğu kırmızı kapaklı deftere yazmaya başlar. Amacı silinen geçmişini hatırlayamasa da yaşadığı günlerde neler olup bittiğini gelecek nesillere aktarmaktır. . Buraya kadar okuyunca çok güzel bir mücadele okuyacağınızı düşündünüz öyle değil mi? Ben sayfaları çevirirken bir yerde Winston’un hedefine ulaşacağına inanmıştım. Ama hedefine giden yolun bu kadar çetrefilli ve iç karartıcı olacağını düşünmemiştim. Buradan sonra yazmaya devam edersem spoiler olur diyerek bırakıyorum. Ama lütfen okumadıysanız bu kitabı okuyun. Hâlâ düşünebiliyorken Orwell’ın kalemiyle tanışın.
1984George Orwell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021200bin okunma
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2021 22:45
Aslında hepimiz Hayvan Çiftliği’nde yaşayan bir hayvanız desem yanlış bir söylem olmaz sanırım. Özgürlüklerinin ellerinde olmadığını, bir köle gibi çalıştırıldıklarını düşünen Hayvan Çiftliği bireyleri yemlerinin verilmediği bir gün çiftlikteki insanlara saldırıp kovuyorlar ve sadece kendileri için çalıştıkları bir çiftlik hayallerini gerçekleştiriyorlar. Peki, gerçekten özgür olmayı başara biliyorlar mı? Ne yazık ki bu gerçekleşemeyen ama hiçbirinin de fark etmediği bir ayrıntı oluyor. Başlangıçta koydukları kurallar zamanla değişiyor, çiftlikte her hayvanın eşitliği ilkesi savunulurken zamanla hepsi yeniden bir köleye dönüşüyor. Sesini çıkaran olursa hemen susturuluyor, karşı gelecek olan varsa hemen bastırılıyor. Tanıdık geldi değil mi? Üzgünüm ama içinde bulunduğumuz dünya düzeni tam olarak bir "Beylik Çiftliği". George Orwell’in Soğuk Savaşın başladığı günlerde yayımladığı eser bir siyasal yergi niteliği taşıyor. Hatta bir dönem ABD’de gençleri komünizm tehlikesine karşı uyarmak için liselerde bile okutulmuş bir kitap. Orwell hikâyeyi yazarken gerçek siyasi karakterlerden de feyz almış. Mesela Napoléon – Stalin benzerliği çok konuşulmuş. Gerçi ben hikâyede geçen her hayvanı benzetecek birini bulurum sizlere. Hem günümüzden, hem geçmişimizden çok fazla benzer karakter bulunuyor. Uzun lafın kısası George Orwell ile tanışma kitabımın bu kadar güzel etki bırakması çok keyifliydi. Özgürlüğünüz için mücadele etmekten korkmayın!
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,2bin okunma
8/10
·155 syf.··
2021 5. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2021 22:39
Dışarıdan bakıldığında hayatınızda ki her şey tamammış gibi gözükebilir. Peki ya içinizde kendinizi tamamlanmış hissediyor musunuz? C. tam olarak bu sorunun cevabını keşfetmek için yaşıyor. Kendi içinde tek başına ve yalnız var olma mücadelesi veriyor. Yaklaşık 6 yıl önce okuduğumdan çok çok farklı hislerle tamamladım bu kez. Aylak Adam’ı yeniden hatırlamak ve anlamak muhteşem bir duygu yarattı içimde. O dönemde okuduğumda çok kasvetli, bunalımlı bir hikâye okuduğum hissine kapılmıştım. Şimdiyse aslında bunların tam tersi olduğunu, aslında kendi içimde zaten bunalımlı bir hayat sürdürdüğümü fark ettim. Duygu bakımından C. İle farklı bir yanımız yoktu. Bu sebeple okuduğum kitapları tekrar tekrar okuyacağım zamanla. Bazı kitaplar için çok erken davranmışım.
Aylak AdamYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 201771bin okunma
9/10
·74 syf.··
2021 6. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2021 21:14
Kafka’yla tanışma kitabı olarak ne kadar doğru bir seçim yaptım bilmiyorum ama okuduğum için kendimi oldukça keyifli hissediyorum. Dilini, anlatımını ve hatta hayatını bile doğru dürüst bilmeden okuduğum halde vermek istediği mesajların çoğunu aldığımı düşüyorum. Dönüşüm; Gregor Samsa’nın bir sabah uykusundan bir böcek olarak uyanışı ile başlıyor. Bir ailenin çöküşü, insanların farklı olana bakış açısı, birbirlerine bağlılıktan çok menfaat duyguları besleyen toplumun varlığı, yabancılaşma, yalnızlaşma ve daha birçok can acıtıcı duyguyu bir arada yansıtarak devam ediyor hikâyesine Kafka. Hayatı hakkında araştırmalar yaparken baba figürünün Kafka için güvenden çok ağır bir yük olduğunu gördüm. Hikâyedeki babanın da Gregor’a hissettirdiklerinin Kafka’nın kendi babasına karşı hissettiği duygular olduğu kanısına vardım. Bu yüzden ikinci Kafka kitabımı Babaya Mektup olarak belirledim. Gregor'un annesi vr kardeşinin paşinden gidip salonda babasıyla karşılaştığı ve odasına geri dönmek için bir yol ararken düşündüklerini aktardığı paragraf beni bu düşünceye itti. Mesela aynı paragrafta geçen “Ancak bunlara dalıp olduğu yerde kalmadı, çünkü bu yeni yaşamının daha ilk gününden itibaren babasının kendisine karşı sadece sert davranılmasından yana olduğunun bilincindeydi.” cümlesi de Gregor'un dönüşümünden sonra kendisine karşı var olmaya başlayan durumu gözler önüne seriyordu. Dönüşüm; sadece Gregor Samsa’nın değil beraberinde ailesinin de dönüşümünü konu alan, çıkarları için yanında tutan insanların istediklerini elde edemedikleri anda sizi bir kenara atacakları, önemsemeyecekleri, umursamayacakları bir evreni konu alıyor. Yani gerçek dünyamızı… Ben çok sevdim kitabı. Kafka'nın dilini de çok benimsedim. Bütün külliyatını en kısa sürede toparlayıp okumak için can atıyorum.
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,7bin okunma
Reklam