Yazarla tanışma kitabımdı. Aslında öykü okumayı çok sevmezdim ancak Mahir Ünsal Eriş'in kalemiyle tanışana kadar. Yazarın diğer kitaplarını da okudum en beğendiğim kesinlikle Sarıyaz'dı. Çapraz okuma yaparken öykü kitapları okumayı çok seviyorum ve bana bu zamanlarda çok güzel yoldaş oldu Sarıyaz.
Yıllar önce dünya klasiklerini okumaya başladığımda okuduğum ikinci klasik kitaptı. İnanılmaz edebi doyumla sonlandırılmıştım kitabı. İki cilt olması dışardan bakan çoğu kişinin gözünde büyüyebilir ama bende su gibi akmıştı bu kitap. Her sayfayı heyecanla çevirerek, bir dizi izler gibi okumuştum.
"Ucuz olan tek şey dünyanın kahrı; dünyanın kahrını çekmek bedava!"
Yazarın tüm kitaplarını bugüne kadar hep büyük bir zevkle okudum. Kayıp Tanrılar Ülkesi'ni de inanılmaz keyifle soluksuz bitirdim. Bu kitapla ilgili olarak en sevdiğim şey beni birden fazla farklı konuya, kitaba yönlendirmesi oldu. Sanki kitap okumaktan ziyade araştırma yapıyormuş hissiyatı verdi ve bu hissi çok beğendim. Bu kitapta hem polisiye, hemde mitoloji bir arada. Belkide yan yana düşünmek aklıma bile gelemeyecek iki konu ancak çok ustaca işlenmiş bir olay.