ecem kalafat

ecem kalafat
@ecemkalafat
2 Temmuz
163 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
8/10
·312 syf.··
2021 39. kitabı
Irvin D. Yalom'un okuduğum ilk kitabı olan Aşkın Celladı'nda on kişiden oluşan psikoterapi öyküleri yer almakta. Thelma, Carlos, Betty, Penny, Elva, Dave, Marie, Saul, Marge ve Marvin. Bu on kişinin hikayesini dinlemeden önce hikayelerin kalbime hitap edeceğini düşünerek düşük beklenti ile okumaya başlamıştım ama kalbimden çok aklıma hitap ederek beni şaşırttı ve psikolojinin en yalın ve anlaşılabilir haliyle karşı karşıya bıraktı. Okurken kendimi hem Yalom'un hem karşısındaki hastanın yerine koyarak istemsizce değişik bir ruh haline girdim. Ki bu kitapta Yalom sadece hastalarını değil, kendisini de incelemeye almış ve bize incelenebilecek her şeyi sunmuştur. Ölüm kaygısının başka sebeplerin altına nasıl kendini gizlediği, cinselliğin insan psikolojisinde nasıl farklı bir yere sahip olabileceği, aile ve yalnızlık terimleri arasındaki yakın ilişkiyi ve daha bir çok konuyu gözler önüne seren bu görüşmelerde kendinize yakın veya uzak gelecek anlar yaşayacaksınız. Açıkçası benim için duygu yüklü değil, öğretici bir kitap oldu, ki benim de bu tür psikiyatr-hasta öykülerinin anlatıldığı kitaplardan beklentim bu yöndedir.
Aşkın Celladı ve Diğer Psikoterapi ÖyküleriIrvin D. Yalom · Remzi Kitabevi · 20199,4bin okunma
Reklam
10/10
·438 syf.··
2021 35. kitabı
Merhametli, isyankar, attığı kurşunu iğne deliğinden geçiren İnce Memed efsanesinin birinci kitabını okurken tahmin ettiğimden daha fazla etkilendim. İnce Memed'in nasıl efsane haline geldiğini öğrendiğimiz, yaşamına ve acılarına tanıklık ettiğimiz bu kitapta betimlemelerin güzelliği okumayan için bile bilinen bir şey artık, Çukurova'nın sarı rengini Yaşar Kemal'in her kitabında iliklerinize kadar hissediyorsunuz, gözünüzün önünden hiç gitmeyen bir tablo oluyor. İnce Memed'in İnce Memed olduğu yer ise aslında isyanıdır; Abdi Ağa'ya, sisteme, düzene.. yanlış olan her şeye başkaldırır Memed. Eşkıya olmasına rağmen merhametiyle ün salmış, gençliğine rağmen kocamışlara korku salmış biridir. Kitapta Abdi Ağa'dan ilk kaçısından bellidir aslında nasıl biri olacağı, Hatçe'yle olan kara sevdası, ilk defa birini öldürmesi, sonrası da dağlar ve düzlük arasında geçen yaşamında Memed bir insan değil de bir motif haline gelmiştir artık. Yaşar Kemal, İnce Memed için "içinde başkaldırma kurduyla doğmuş" diyor, galiba onu en iyi tanımlayacak söz de bu, ağaların kurduğu düzene son veren eşkıya. Normalde eşkıyalar ağalara güven köylüye korku verirken, Memed bunu tersine çeviriyor. Bir okuyucu olarak da aynı köylü gibi siz de Memed'i bağrınıza basıyorsunuz.
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,3bin okunma
8/10
·324 syf.··
2021 32. kitabı
"Aşk kendisi olmayan her şeyden ürker" Balzac'ın en çok bilinen eseri olan bu kitapta Félix'in ailesinden dışlanmış, yalnız bir şekilde yatılı okullarda geçmiş çocukluğundan aşk ile tanışıp nasıl büyüdüğünü görüyoruz. Onun yetişkinliğe adım atması, ilk aşkı olan Henriette sayesinde oluyor, tek sorun Henriette'in evli olması. Böyle bir konu göz önüne alındığında okuyucuda yasak aşk beklentisi oluşuyor, ama romanda Henriette ve Félix arasındaki aşk, ulvi bir dostluktan öteye geçmiyor. Öyle ki, bir anne olan Henriette Félix'i de adeta çocuğu gibi görüyor ve onun büyümesini bir sevgili gözüyle değil anne gözüyle izliyor, daha doğrusu kitabın sonuna kadar onun sevgisine dair tek bildiğimiz şeyler bunlar oluyor. Félix ise ailesinin yokluğunu aşık olduğu kadın ve onun ailesiyle dolduruyor. Cesaret mi yoksa korkaklık mı olduğu bilinmeyen bir aşk, galiba her aşk da biraz böyle. Tabii Félix her ne kadar sadece Henriette'i istese de sonuçsuz bir ilişki onu Lady Dudley'in kollarına itiyor. Lady Dudley romanda İngiltere'nin bir simgesi halinde, Fransız ve İngilizleri onun ekseninde karşılaştıran Balzac, o dönemin görüşlerini de ortaya çıkarıyor. Her ikisi arasında bir süre bocalayan Félix sonunda Lady Dudley'e gittiğinde Henriette'in sevgisinin boyutu ortaya çıkıyor. Kitabın sonunda yer alan Natalie de Manerville'in (Félix'in üçüncü aşkı) mektubu kahramanın gözünden okuduğumuz bu aşk hikayesini ve Félix'in karakterini bambaşka bir şekilde gözler önüne seriyor. Mektuplar sayesinde ortaya çıkan gerçekler her zaman bir başka pişmanlığı doğuruyor. Realizmin en önemli temsilcilerinden olan Balzac'ın büyüme, aşk ve bu ikisiyle birlikte ortaya çıkan hüznü kaleme aldığı, en çok işlenen konulardan birini bambaşka bir şekilde ortaya koyan bir klasiktir.
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201653bin okunma
8/10
·240 syf.··
2021 30. kitabı
Sovyetler'in Jules Verne'i olarak tanınan Belyaev'in su adamı adlı kitabında bilimin sınırlarının yanında insanın da sınırları zorlanıyor ve başkahraman İhtiandr'ın çift yaşamını okurken bu sınırlarda geziniyoruz. Buenos Aires'te herkese korku ve merak salan Deniz Şeytanı'nın hikayesi bu. Bu hikayeyi duyan ve ticari kafası kendi duygularından üstün gelen Pedro Zurita, bu canlıyı yakalamak, ona zorla insanların çıkaramadığı kadar derinde ve zorluktaki incileri çıkartmak için peşine düşüyor. Baltasar'da ona yardımcı olarak kardeşiyle beraber plan yapıyor. Bu plan Doktor Salvator'un yerinden Deniz Şeytanı'nı kaçırmak. Buraya kadar her şey bir bilimkurgu romanına uygun: açgözlü bir tüccar, bilim insanı, yardımcı kötü karakterler ve ulaşılacak hazine.. Bundan sonrası ise İhtiandr ve onun hem suda hem karada yaşanılan hayatı. Aşk, güven ve keder duygularını bu bölümde İhtiandr gibi yaşıyoruz. Artık nefes alamayacak kadar karada kaldığında ise onu özgürlüğüne, yani okyanusa kavuşturmak istiyoruz. Gutierrez ile olan ilişkisi, karada ona hem hayat hem de vuslat oluyor. Karışık bir aile ilişkisi doğup her şeyi daha da karmaşıklaştırdığında ise hep beraber mahkemeye çıkıyoruz. Peki bu mahkemenin sonu özgürlük mü esaret mi? Yeni yeni bilim kurgu okumaya başlayanlar bu kitabı da okumalı, bilim, insanlık ve daha bir sürü şey hakkında gayet yalın bir anlatımla, aklı çok karıştırmadan işlenmiş; ama çok fazla bilim kurgu okuyan ve seven biriyseniz de bu kitabın eski bir zamanda (1928) yazıldığını unutmamanız ve ona göre okumanız gerekir.
Su AdamıAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 20174,482 okunma
6/10
·296 syf.··
2021 29. kitabı
Mizancı Murat'ın Osmanlı'nın çöküşünü ve halkın üzerinde bu çöküşün etkilerini ele aldığı bu tek romanında gözlemini Mansur üzerinden aktarmaktadır. Mansur, Fransa'da aldığı tıp eğitimiyle İstanbul'a, ideallerini gerçekleştirmek ve ülkesine faydalı olmak için gelmiştir. Genel itibariyle tanzimat dönemi romanları ile aynı konular işlenmiş, sadece bakılan pencereler farklı olmuştur, bundan ötürü konuya çok fazla değinmeme gerek yok. Mansur'un Zehra ile olan aşkı, Mansur'un amcası olan Şeyh Efendi'nin başına gelenler klasikleşmiş konulardır artık, benim bu kitapta ilgimi çeken okuyuculara düşen görevdi. Mizancı Murat'ın kendi yazdığı önsözünde okuyuculara şu soruyu yöneltmiştir: " Hikayenin kahramanlarından olan Mansur, Zehra, Fatma, Mehmet, Ahmet Şunudî zamanının yeni mahsulleridir. İleride çoğalacak benzerlerinin ilk önceleri, yani 'turfanda'ları mıdır yoksa kimsenin beğenmeyeceği cemiyet düşkünleri, yani 'turfa'ları mıdır?" Bir okuyucu olarak benim fikrim Mansur gibi ileri görüşlü insanların da yani turfandalarında var olduğu ama maalesef turfaların belki de kitapta anlatılandan da daha kötülerinin çoğunlukta olduğu yönündedir.
Turfanda mı Yoksa Turfa mı ?Mizancı Mehmed Murad · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,328 okunma
Reklam