Merhametli, isyankar, attığı kurşunu iğne deliğinden geçiren İnce Memed efsanesinin birinci kitabını okurken tahmin ettiğimden daha fazla etkilendim. İnce Memed'in nasıl efsane haline geldiğini öğrendiğimiz, yaşamına ve acılarına tanıklık ettiğimiz bu kitapta betimlemelerin güzelliği okumayan için bile bilinen bir şey artık, Çukurova'nın sarı rengini Yaşar Kemal'in her kitabında iliklerinize kadar hissediyorsunuz, gözünüzün önünden hiç gitmeyen bir tablo oluyor. İnce Memed'in İnce Memed olduğu yer ise aslında isyanıdır; Abdi Ağa'ya, sisteme, düzene.. yanlış olan her şeye başkaldırır Memed. Eşkıya olmasına rağmen merhametiyle ün salmış, gençliğine rağmen kocamışlara korku salmış biridir. Kitapta Abdi Ağa'dan ilk kaçısından bellidir aslında nasıl biri olacağı, Hatçe'yle olan kara sevdası, ilk defa birini öldürmesi, sonrası da dağlar ve düzlük arasında geçen yaşamında Memed bir insan değil de bir motif haline gelmiştir artık. Yaşar Kemal, İnce Memed için "içinde başkaldırma kurduyla doğmuş" diyor, galiba onu en iyi tanımlayacak söz de bu, ağaların kurduğu düzene son veren eşkıya. Normalde eşkıyalar ağalara güven köylüye korku verirken, Memed bunu tersine çeviriyor. Bir okuyucu olarak da aynı köylü gibi siz de Memed'i bağrınıza basıyorsunuz.