Ama bu hissizliği ona nasıl açıklayabilirdi? Umursamadığı için değil, fazlasıyla umursadığı için bir şeyler kopmuştu. İçindeki temel bir tel gerilmiş, kırılmıştı. Kendini anlamın, hislerin, bağlılığın dünyasından kovulmuş gibi hissediyordu. Artık kanı akmazdı. Zaten içi bomboştu. Elinde kalan yalnızca senaryolardı; yürümeye devam etmesine yetiyorlardı ama kalbinin yeniden çarpmasına değil.
Her sevda başlangıçtır bir yenisine
Öteki başkaldırır daha bitmeden biri
Biz isteyelim istemeyelim sürüp gider böylece.
Baksak ki unutmuşuz günün birinde her şeyi
Ne o sevdalar, ne ölümsüz sözler kalmış
Toplasak toplasak hepsini işte
Onca sevda bir sevdayı yaratmış