“Karizma” kavramı Türkçede yaygın kullanılıyor ama bazen de yanlış kullanılıyor. Karizma orijini itibariyle Yunanca bir kelimedir; kilise literatüründen alınma, Weberyen bir tabirdir. “Yanılmaz” ve “Güvenilir” anlamlarında kullanılır. Osmanlıcadaki karşılığı “sahibkıran”dır.
Bunlar her insan için geçerlidir. Mesele hayattan ne kadar aldığına bakar. Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır. İnsanın yüzü bir kitap gibi okunabilir. İfadeniz bomboşsa hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir. Bundan kurtulmak mümkündür; yaşayın, monotonluktan uzaklaşın, gezin, görün, keşfedin, başkalarıyla ilgilenin, okuyun, sevin. Bunları dolu dolu yapın ki izleri yüzünüze yansısın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın.
Çocuğunuzu, sadece kendisi olduğu, çocuğunuz olduğu için sevin. Bizdeki büyük yanılgılardan biri, insanlarımızın kendi başaramadıkları şeyleri çocuklarından beklemesidir. Bunu yapmayın, çocuklarınıza kendi yükünüzü yüklemeyin.
Bazen bazı şeyleri yarım bırakmak zorunda kalabilirsiniz. O yarım kalmışlığın, sizin bir eksikliğiniz olduğunu düşünüp; tamamlamak adına bir savaş verme mecburiyeti hissetmemelisiniz. Tamamlamak adına kendinizden verip, kendinizi eksilttikçe yarım kalan hep siz olursunuz. Bırakın, bir resmi, bir hikayeyi, bir heykeli ya da hayali; öyle daha güzellerse yarım bırakın. Sizi yoracaksa, sizden çalacaksa yarım bırakın ve onu öylece yarım sevin.