Görünüşlerden kurtuluyorum, yine de gömülüyorum onlara; daha doğrusu: Bu görünüşler ile onları bozan şey, ne adı ne içeriği olan, hem hiçbir şey hem de her şey olan bu şey arasında yarı yoldayım. Bunların dışına çıkacak kararlı adımı asla atmayacağım. Mizacım beni ikircim içinde dalgalanmaya, sürüp gitmeye mecbur ediyor. Şu ya da bu yönde karar vermeye çalışsaydım, selamete erip ölürdüm.