Sahiden, insan hayatla tam olarak ne yapardı? Böyle bir anda her şeye hazır olurdu insan, hiçbir şeyden korkmazdı. İnsan karanlık, serin bir vadide bile olsa, kollarını uzatıp hızlı müziğe eşlik edebilirdi! Göğün daha üst katmanlarını kesen kanatlar olurdu. Böyle bir anda insan, ölümü bile müthiş bir neşe içinde düşünmeyi başarabilir, ölümün de yaşamın bir parçası olduğunu, yaşam güzelse ölümün de güzel olacağını hissedebilirdi.
...bir yükü, yere atmak isterken sürekli olarak taşıma ısrarı içinde olmaktan daha ahmakça bir şey olabilir mi? Varlığından iğrenerek fakat yine de onu sürdürmeye çalışmaktan başka... Ya da başka bir deyişle bizi yok eden bir yılanı, kalbimizi yiyene kadar okşamak niye?
ve kişisel talihsizliklerdir genel iyiliği oluşturan, buna bağlı olarak kişiye özgü ne kadar çok talihsizlik varsa, o kadar iyilik olacağını söyleyebiliriz.