"Rolümüzü bilmediğimizi anlıyoruz,
bir ayna arıyoruz,
yüzümüzdeki boyaları silip sahte olanı çıkarmak ve gerçek olmak istiyoruz.
Ama yine de bir maske parçası yapışıp kalmış bir yerimizde, unutmuşuz.
Kaşlarımızda bir abartma izi durmakta;
ağzımızın köşesinde bir kıvrım oldugunu fark etmiyoruz.
Ve bu halde, dolaşıyoruz ortada; bir maskara ve bir yarım halinde, ne gerçek bir insan ne de bir oyuncu olarak."