Ünitarist eğilimlerine ve tutucu açık fikirlilik meskelerine karşın, yorumlayıcı bilimlerin iki kuşak gerisindeydiler. Akıl yürütme sistemleri Ortaçağ’dan kalma, evren ve varoluş üstüne sahip oldukları fikirler ise mağara adamları kadar ve belki de onlardan da yaşlı olan metafizik düşünceydi.
“Nietzche haklıydı. Şimdi size kim olduğunu anlatacak değilim ama Nietzche haklıydı. Dünya güçlülerindir, aynı zamanda soylu olan güçlülerindir. Domuzların ticaret ve alışveriş teknesinde yuvarlanmayanlarındır. Dünya gerçek soylulara, büyük sarışın canavarlara, uzlaşmayanlara, evetleyenlere aittir. Bunlar, sizin gibi, sosyalizimden korkan ve kendilerini bireyci sanan sosyalistleri yiyip yutacaklar. O boyun eğen, aşağılık köle ahlakınız da sizi kurtaramayacak.”
“Düşünüyorum da, saflık zamanlarımda, güzel evlerde oturan, öğrenim görmüş, bankalarda hesapları olan, yüksek tabakadan bu insanların bir şey olduğunu sanırdım.”
Editörler, editör yardımcıları, yardımcıların yardımcıları, dahası, dergi yayınevlerine gönderilen yazıları okuyan elemanların çoğu, neredeyse
tamamı yazmayı denemiş ama becerememiş insanlardır. Gel gör ki, yeryüzündeki bütün yaratıkların içinde bu iş için en uygunsuzu olan bu insanlar neyin yayınlanıp neyin yayınlanmayacağına karar verirler. Hiçbir yenilik getirmeyecekleri, içlerinde o tanrısal ateşin yanmadığı kanıtlanmış bu insanlar, yenilikleri ve dehaları yargılarlar.