Bakımsız, terk edilmiş boş arazilerde ne gül, ne elma ne de patates yetişebilir. Oralarda en fazla ısırgan otu, devedikeni ve pıtrak biter. Halk kitlelerinin beyni ve kalbi de böyledir.
Birikimli ve aydın kişiler olmanız sizin için bir imtiyaz ve ayrıcalık gerekçesi olamaz. Hakimiyet, şan şöhret ve kaygısız, refah dolu bir hayata sahip olma hakkı da vermez. Aydın olmak sizler için bir vazife, ifa etmeniz gereken bir hizmettir. Sizin göreviniz bir mum gibi yanarak, halkı aydınlatmaktır.
Bir tek, halkı talan eden cahil, aptal ve eğitimsiz, çoğu zaman ise yırtıcı kişiler aydın kesimin düşmanı olabilirler, oluyorlar da. Halkın karanlığa gömülmesi ve akıl tutulması yaşaması bu baykuş ve puhu kuşlarını, geceleri uçan bu yırtıcıları mutlu etmektedir.
“Daha önce soyguncu ve katildiniz, bu kez namuslu ve çalışkan bir insan olarak, yeni hayatın öncüsü olun. Biliyorum, çocuklarınız var. Onlatın iyiliksever, çalışkan fertler gibi yetişmeleri için çaba gösterin. Bu vazife, cezanızı kürek mahkumu olarak çekmenizden daha zordur. Ve daha faydalıdır.”