Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû. Elhamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn. Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammed ve alâ âlihî ve ashâbihî ecmaîn.
Mesut Topal tarafından derlenen bu eser, İmam Gazzâlînin düşüncelerini merkeze alarak, insanın dünyadaki yerini ve kendi nefsini tanımasına rehberlik etmeyi amaçlayan bir çalışma olarak karşımıza çıkıyor. Eserde, Gazzâlî’den yapılan alıntılar, derleyenin yorum ve değerlendirmeleriyle birlikte sunulmuş; bu da metni sadece bir aktarım olmaktan çıkarıp düşünmeye sevk eden bir yapıya kavuşturmuştur.
Kitap iki ana kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda, Gazzâlî’ye yöneltilen “yeniliğe kapalı” ve “gerici” olduğu yönündeki yaygın algı ele alınmakta; bu iddialar, güçlü ve temellendirilmiş argümanlarla sorgulanmaktadır. Bu bölümün, söz konusu önyargıları kırma noktasında oldukça başarılı olduğu söylenebilir. İkinci kısım ise daha çok insanın iç dünyasına yönelir; dünya–ahiret dengesini kurma, nefsi tanıma ve hakikatle yüzleşme gibi temel meseleler etrafında şekillenir.
Kitabı okurken insanda bir “diken üstünde olma” hissi uyanıyor. Bu ifade ile kastettiğim, metnin insanı rahatsız eden değil; aksine onu kendi hakikatiyle yüzleşmeye zorlayan yönüdür. Zira nefis, çoğu zaman gaflet içinde kalmaya meyillidir ve ölüm, ahiret gibi hakikatler hatırlatıldığında bundan kaçmak ister. Kaçamadığı noktada ise insana bu huzursuz ama uyarıcı hissi yaşatır. Bu yönüyle eser, okuyucuyu pasif bir alıcı olmaktan çıkarıp aktif bir muhasebeye davet eder.
Bu kitap vesilesiyle Gazzâlî’ye olan merakımın daha da arttığını rahatlıkla söyleyebilirim. Okuyacak olanlara tavsiyem ise eseri aceleye getirmeden, sindire sindire ve tefekkür ederek okumalarıdır. Çünkü bu kitap, hızlıca tüketilecek bir metin değil; üzerinde duruldukça anlamı derinleşen bir