gönlün sana üstün geliyor. sen beni bir kere gördün. ben seni bir kere gördüm. işte, gönlümüzü ikiz yaratılmış. işte, Allah seni bana, beni sana vermiş. işte sen can, ben vücut! sen aşk, ben gönül! sen güzellik, ben aşk! senz güneş gibi, yüzüne baktıkça gözlerimi yaş içinde bırakıyordun; ben, gölge gibiz senin, yalnız senin ayağının altında sürünüyorum. biz burada birbirimizden ayrılsak yarın birleşiriz. ayrı görünüyoruz. yine buluşuruz. ayrı sanılırız, daima biriz.
zavallı mum! acaba ben de senin gibi yana yana tükenip gidecek miyim? beş dakikacık uyuyabilseydim! belki rüyada görürdüm de ayaklarına kapanır, gönlümün zehrini dökünceye kadar doya doya ağlardım.