Ayrıca, onlarla aynı dili de konuşmuyorum.
Ayrıca, onlar da, kendi aralarında aynı dili konuşmuyorlar.
Böylece, (garip aile!) bir arada yaşayıp gidiveriyoruz işte.
O çocuğu bir daha görmedin, değil mi, dedim.
Hayır, dedi. Hiçbir zaman.
Ama onu unutmuş da değilsin. Yanılıyor muyum, dedim.
Haklısın, dedi. Hiçbir zaman unutmadım.
Onun son gördüğü insan da, kanımca, sendin, dedim.
Gözleri boşlukta bir noktaya takılmış, bir an duraladı. Öyle olmalı, dedi.
Peki, o gün bugün nasıl yaşıyorsun, karşında onun bembeyaz yüzü, şaşkın bakışları, titreyen dudakları ve senin elinde namlusu barut kokan tabanca?
Nasıl bu kadar acımasız olabiliyorsunuz, dedi.
Belleğin öcü bu, dedim. Sana hiç söylemediler mi, kitaplarda olsun okumadın mı, belleğin öcü bu.
(ecren: küçük sen. unuttun mu o çocuğu? öldürdüğün, içinde.)