Sıtkı Bey katılaşmış, kalıplaşmış rollerin egemen olduğu bir aile içinde büyürken, en önemli şeyin otoriteyi memnun etmek olduğunu anlamış, korkutarak başkalarını yönetme gerekliliğini görmüş ve buna inanmıştır. Sevgi ile iletişim kurma, karşıdakinin duygularını anlama ve bu duygulara saygı duyma, Sıtkı bey için yabancı yaşantılardır. Oğlu İbrahim'i kendi bildiği kalıplar içine sokuncaya kadar rahat etmeyecek, elindeki olanakları kullanarak oğlunun kendine özgü özelliklerini ortadan kaldıracaktır. Büyük bir olasılıkla, otuz yıl sonra İbrahim de kendi oğlunu, babasının yöntemleriyle kalıplaştırma çabası içinde olacaktır.