Eda

"Halbuki..." diyordu, evet, bilirdi ki ona sükûnet ve şiir ne kadar lazımsa ruhunda fırtınaya, karanlığa, gizeme de öyle derin bir istek vardı. Bu suskunluk zamanlarından sonra gök gürültüsü ve şimşeğe, öfkelenmeye ve kedere de muhtaç olacağını bildiği için başını eğerek, "Halbuki..." diyordu.
Sayfa 57
Reklam
İşte bunu yapmamalı. İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, bir ince yerleri, işte oraya değmemeli.
Bu sabah iplerden biri kopuverdi. Aslında çok sık olmaz böyle, Ama oldu işte. Onca günlük çalışmayı Boşa çıkaran; Küçük bir felaket, bir tsunami bu. Tıpkı gece söktüğünü Gündüz yeniden ören Penelope gibi, Benim de yeniden başlamam gerek. Bitince güzel olacak. Bunu düşününce üzüntüm azaldı. Amacıma ulaşmak için Yılmadan devam etmem gerek. Yeniden başlamam ve bitirmem gerek.
Hasta olan o değildi. Asıl hasta olan ve tedavi edilmesi gereken toplumdu. Toplum zayıfları korumak, yanlarında olmak yerine tıpkı yaşlı filleri bir başlarına ölüme terk eden fil sürüleri gibi onlara arkasını dönüyordu.
Sayfa 158