"Bana kalırsa bu kitap öğretmenleri gülünç duruma düşürmek şöyle dursun, eğitimdeki aksaklıkları göstererek toplumumuzu gülünç olmaktan kurtarıyordu."
Kitabın içeriğinde güldürerek yapılan ağır bir toplum eleştirisi mevcut, çocuk olsaydım bu kitabı nasıl bulurdum acaba diye düşününce cevaplayamıyorum, çünkü yazarın da dediği gibi bizler büyüdük. Çocuklukla aramızda belki bin sene vardır. Bir tarafım diyor ki çocuklardan ziyade büyükler okumalı ve kendilerine çeki düzen vermeliler.
En başta da kendim wjdkdj
Bizde bir söz var ya "hocanın dediğini yap yaptığını yapma" tam olarak o.
Yazarın inancı kısmına geleyim. Elbette ki herkesin inancı kendine, ben farklı bakış açıları görmeyi seviyorum, burda fark ettiğim şeyse şu, kurban meselesiydi yanlış hatırlamıyorsam ona bir gönderme yapmış yani yansıtmış inancını küçük bir kısımda. Bu konuda aşırı hassas olanların takılacağı bir nokta belkide kitabın onca içeriğinden bunu alıp ateist birini mi okuyorsun diyebilecekleri bir nokta. Ama tabiki de kitabın geneline bakarsak asıl takılacak nokta bu değil bu görünmeyecek kadar küçük bi kısım lütfen buraya değil de asıl elestirilere odaklanın. Bu bizim ülkeye has galiba, elimde bu kitabı görünce solcuyu mu okuyorsun diyen de oluyor güzel kitap diyen de.
Aziz nesinin anlatış tarzını seviyorum. Güldürüyor beni ve mükemmel eleştiriyor hadi artık şu söz ile bitireyim.
"Mizah dünyamızı gülünç olmaktan çıkarır."
-Todor Dino
.
Kitabın sonundaki Naci Girginsoy içeriği güzelce özetlemiş onu alıntılayacağım.
"
Çocuklarımızı zorla dahi yapabilir miyiz? Aptal ederiz. Büyüklerin sözleri başka, davranışları başka: Damlaya damlaya göl olur, der Zeynep'in babası. Bir yılbaşı gecesi, dışarıda, onca savurganlık yaptıklarında küçük Metin yetiştirir:...sel olur.
Pasaklı