Eda Aras

Eda Aras
@edaaras
Öğretmen
Lisans
İstanbul
17 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Kâinata sığabildiğin ancak cismaniyetin hasebiyledir. Yoksa ruhaniyetin bakımından kâinata sığamazsın! İnsanın cismaniyeti hasebiyle kâinata sığmış olması türdeşlik münasebetleri olduğundandır. Maddi yemek ve içmek gibi ihtiyaçları temin edilir. Fakat bu insan için bir hassiyet değildir. Çünkü insanın mertebesi maddiyata nisbetle çok yüksektir. Ruhaniyeti hasebiyle kâinata sığmayışı arada bir münasebet olmadığındandır. Şu halde kainatı yaratan mükevvin Teâlâ ve Tekaddes'e doğru seyir ve sülük insandaki kadir ve kıymetin yüksekliği icabıdır. Şayet bunu ihmal edecek olursa Esfel-i Safiline yuvarlanmış olur."
Alıntı
Reklam
"Kula gereken gözünün daima Mevlâ'sında olmasıdır. Sevinci Mevlâ'sının kendine ikbali ve hüzün ve kederi Mevla'sının kendinden yüz çevirmesiyle olmalıdır. Halkın ne ikbal ve teveccühlerinin, ne de yüz çevirme ve ayıplamalarının hiç bir kıymeti yoktur. Halkın kendine teveccüh etmeyip ayıplamalarından incinirse kendiyle Allah'ın arasına bakmalıdır. Allahu Teâlâ'nın bilgisine kani ve kısmetine razı ise halkın eziyetleri kendisi için büyük bir tesellidir. Eğer kani ve razı değilse bu halin musibeti halkın eza ve musibetlerinden daha büyüktür. Halkın ve cefasının esrarını bilene göre belki bu, musibet bile değildir. İbrahim Teymî, arkadaşlarından bir zata 'halk benim için ne diyor?' diye soruyor. Cevabında, 'Halk senin için ikiyüzlü diyor' deyince, 'Elhamdülillâh artık yaşamak tatlılaştı' diyor."
Sayfa 157·Kitabı okudu
Alıntı
Olabilir ki sana verir de meneder ve olabilir ki meneder de sana vermiş olur. "Hak Teâlâ kulunu hoşlanacaklarından ve lezzetlerinden men ile alıkorsa bu büyük, ilâhî bir vergidir. Çünkü kulunu kendi ile beraber bırakmış ve nefsinin isteklerinden alıkoymuştur. Bunun aksi ise zâhirde her ne kadar vergi olarak görülürse de hakikatte asıl alıkoymak odur. Muhyiddin İbn Arabi buyuruyor ki: Alıkonulursan bu onun vergisidir. Sana verilirse o da alıkonulmalıdır. Almak üzerine almamayı ihtiyar et. Kulun üzerine vacip olan, tedbir ve ihtiyarı Rab Teâlâ'ya terk etmektir."
Alıntı

Eda Aras

, bir kitap okudu
Puan vermedi·206 syf.·
2026 6. kitabı
Ataullah İskenderi
9.6/10 · 1.523 okunma
İbnülemin Mahmud Kemâl İnal'dan: Avni Paşa'nın son derece kibirli, azametli, fevkalåde kindar, hırslı ve tamahkâr, inatçı, gaddar ve fesada düşkün, şehvetine mağlûb, af ve merhamet duygularından mahrum, emsalsiz ve görülmemiş derecede garazkâr olduğunda, kendisini pek yakından tanıyanlar, müttefiktirler. Pespâye bir baba ile annenin sulbünden gelmiş, çocukluğu sefalet içinde geçmiştir. Bunlarda şüphesiz şahsî kusuru yoktur ama tahsil ve terbiye gördükten sonra, cehâletten aydınlığa çıktıktan sonra da karakterini değiştiremedi. Yaratılışındaki ve nesebindeki kötülük, ruhunun aydınlanmasına mâni oldu. Kötü huylarını bırakamadı. Hazret-i Alî'nin "Sefillerin çocuklarına ilim öğretmeyiniz; onlar tahsil edince yüksek işler isterler; istediklerine erişince şerefli insanları alçaltmaya itina ederler" mânâsındaki sözünün, gerçeğin ta kendisi olduğuna Avni Paşa misali kâfidir. Nitekim Fuzûlî de, "Kil-ma ehl-î zulme tâlîm-î maârif zînhâr" der...
Ötüken·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam