edaa

edaa
düşlediğim için, ben ben değilim
AMCAMIN TEK MERCEKLİ GÖZLÜĞÜ VIII Aptal bir çırak gibi izlerim, aşkla Eski bir bakışın yeni bir akla dokunuşunu. Gelir, çiçeklenir, meyve verir ve ölür. Bu küçük kinaye gösterir gerçeğe giden yolu. Çiçeklerimiz geçti. Bu yüzden meyveleriz biz. İki altın su kabağı verdi sarmaşığımız, Siğilli kabaklar gibi asılı duruyoruz, damarlı ve ışıyan Güz göğünde, buzlarla bezenmiş. Sağlam bir şişmanlıkla çarpılmış, bir acayipliğe dönüşmüş. Gördüğünde gülecek gökyüzü, kış yağmurlarının Çürüyen kabuklarımızı soyduğunu.
Sayfa 56·Kitabı okuyor
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2020 22:56
Roger Garaudy' nin varlığından Cemil Meriç' in yaptığı bir alıntı sayesinde yıllar önce haberdar olmuştum. Sıkı bir komünistken sonrasında müslüman olan kişiler hep ilgimi çekmiştir. Zira öğretilen ve ya dayatılan değil, sınanmış ve sorgulanmış bir inanca sahip olduklarını düşünüyorum. Bu kitap öncelikle sekülerleşmiş, sömürgecilik üzerinden beslenen dünyaya ekonomik siyasi ve etik açıdan ciddi eleştiriler getiriyor. Güzel bir literatür çalışması ile karşılaşacaksınız. Alıntı yapılan birçok ismi ilk defa duydum ve ilgi çekici buldum. Dünya üzerindeki ekonomik ve siyasi sisteme ve bunun tarihine hakim olan yazar, dünyanın tıkanmış öldürücü düzeni içinde İslam' ın ne değer ifade edeceği üzerinde ustalıkla duruyor. İslam' ın temel felsefesinin hangi sorulara nasıl yanıtlar verdiğini bize gösteriyor. Bu kitap sayesinde İslam' ın diğer medeniyetlere tarih içinde nasıl bir etkide bulunduğunu, sonrasında nasıl arka planda kaldığını ve temel felsefesinin aslında dünyanın çözülmeyen sorunlarına ne derece katkıda bulunacağını öğrendim. Garaudy okumalarına başlamak için ilk seçimim bu kitap oldu. Benim için keyifli ve bilgilendirici bir okumaydı. Pişman olmayacağınızı garanti edebilirim..
Felsefe
İslam'ın VadettikleriRoger Garaudy · Timaş Yayınları · 20181,145 okunma
Özgürce ve özerkçe buluşamıyoruz ki zaten, bir, eşit, tamamlanmışlık düzeyinde - hep, bir yana kaykık oluyor ilişkilerimiz- biz de, karşımızdakiyle özgürce karşılaşmak yerine, onu hep kendi yanlılığımızın zaten gerektirdiği yanımızla karşılıyoruz. Şöyle, göğüs göğüse, tam, sakıntısız ve aldırmazca karşılaşamıyoruz ki- ama, bazen, pek ender...
Sayfa 35·Kitabı okudu
Felsefe
Yaşamımızdaki boşlukları ötekilerin yaşadıklarıyla doldururuz- deliklerimizi onlarla tıkarız.
Sayfa 26·Kitabı okudu
Felsefe
İlişkilerimizi hep gerip gerip gevşetir; gevşetip gevşetip gereriz- öyle olur ki, gerginlik içindeyken sorulan bir soruya o anda vermediğimiz gergin yanıtı, sonradan bir gevşeme vesilesi kılarak veririz.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Felsefe