AMCAMIN TEK MERCEKLİ GÖZLÜĞÜ
VIII
Aptal bir çırak gibi izlerim, aşkla
Eski bir bakışın yeni bir akla dokunuşunu.
Gelir, çiçeklenir, meyve verir ve ölür.
Bu küçük kinaye gösterir gerçeğe giden yolu.
Çiçeklerimiz geçti. Bu yüzden meyveleriz biz.
İki altın su kabağı verdi sarmaşığımız,
Siğilli kabaklar gibi asılı duruyoruz, damarlı ve ışıyan
Güz göğünde, buzlarla bezenmiş.
Sağlam bir şişmanlıkla çarpılmış, bir acayipliğe dönüşmüş.
Gördüğünde gülecek gökyüzü, kış yağmurlarının
Çürüyen kabuklarımızı soyduğunu.
Roger Garaudy' nin varlığından Cemil Meriç' in yaptığı bir alıntı sayesinde yıllar önce haberdar olmuştum. Sıkı bir komünistken sonrasında müslüman olan kişiler hep ilgimi çekmiştir. Zira öğretilen ve ya dayatılan değil, sınanmış ve sorgulanmış bir inanca sahip olduklarını düşünüyorum. Bu kitap öncelikle sekülerleşmiş, sömürgecilik üzerinden beslenen dünyaya ekonomik siyasi ve etik açıdan ciddi eleştiriler getiriyor. Güzel bir literatür çalışması ile karşılaşacaksınız. Alıntı yapılan birçok ismi ilk defa duydum ve ilgi çekici buldum. Dünya üzerindeki ekonomik ve siyasi sisteme ve bunun tarihine hakim olan yazar, dünyanın tıkanmış öldürücü düzeni içinde İslam' ın ne değer ifade edeceği üzerinde ustalıkla duruyor. İslam' ın temel felsefesinin hangi sorulara nasıl yanıtlar verdiğini bize gösteriyor. Bu kitap sayesinde İslam' ın diğer medeniyetlere tarih içinde nasıl bir etkide bulunduğunu, sonrasında nasıl arka planda kaldığını ve temel felsefesinin aslında dünyanın çözülmeyen sorunlarına ne derece katkıda bulunacağını öğrendim. Garaudy okumalarına başlamak için ilk seçimim bu kitap oldu. Benim için keyifli ve bilgilendirici bir okumaydı. Pişman olmayacağınızı garanti edebilirim..
Özgürce ve özerkçe buluşamıyoruz ki zaten,
bir, eşit, tamamlanmışlık düzeyinde - hep,
bir yana kaykık oluyor ilişkilerimiz- biz de,
karşımızdakiyle özgürce karşılaşmak yerine,
onu hep kendi yanlılığımızın zaten gerektirdiği yanımızla karşılıyoruz.
Şöyle, göğüs göğüse, tam, sakıntısız ve aldırmazca karşılaşamıyoruz ki- ama, bazen, pek ender...
İlişkilerimizi hep gerip gerip gevşetir;
gevşetip gevşetip gereriz- öyle olur ki,
gerginlik içindeyken sorulan bir soruya
o anda vermediğimiz gergin yanıtı, sonradan
bir gevşeme vesilesi kılarak veririz.