Beyza

8/10
·352 syf.··
2021 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2021 23:37
15-16 yaşlarımdayken "İtirazım Var" filmini izlediğimde gerçekten çok beğenmiştim. Bazı şeyleri anlamasamda bir çocuk olarak "ne kadar eğlenceli bir imam" diye düşünmüştüm, aklımda öyle bir izlenim kalmıştı. Onur Ünlü sinemasının diyeceğim ama aslında Onur Ünlü'nün düşünce yapısının sıkı bir takipçisi olarak devamı olan "Hesabım Var" kitabını okumadan önce de filmi yeniden izledim. Selman Bulut düşünme yetisini her zaman diri tutmuş ve körü körüne hiçbir şeyin peşinden gitmeyen, zeki bir adam. Ve bir cami imamı. Etrafında olup bitenleri ve cinayetler zincirini kendi yöntemleriyle çözüyor ve Onur Ünlü'nün anlatımıyla kendinizi adeta Dr.Watson gibi hissediyorsunuz! Hatta Selman Bulut'un zihninin içinde gibi hissediyorsunuz zaman zaman. Ve yaşadıklarını görünce "watson bu dünya be!" diyorsunuz adeta. Filmi izlediğim için karakterlerin çoğu gözümde filmdeki gibi canlandı ve Onur Ünlü'nün kuvvetli betimlemeleriyle yeni bir film de zihnimde çekildi diyebilirim. Kitaptaki büyük teşkilatlı tarikati okurken ise aklıma Wild Wild Country belgeseli geldi. Her zamanki gibi "efendileri" zannedilen bir adam ve peşinden giden yüzlerce insan... Bu sebeple bir şeye körü körüne bağlanmış insandan korkuyorum ben. Herhangi bir şeye... Burada Onur Ünlü'nün gözlem yeteneğine bir kez daha hayran kaldım. Bu insanı, gerçekten çok güzel anlatmış. Selman Bulut'u okurken Onur Ünlü'nün bilgisine, gözlemlerine ve anlatımına hayran kalıyorsunuz kısacası. Ya da bunun gibi bir şeyler...
Hesabım VarOnur Ünlü (Ah Muhsin Ünlü) · Alfa Yayınları · 2020432 okunma
Reklam
9/10
·304 syf.··
2021 5. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2021 01:11
İlk 50 sayfasına kadar galiba sıkılacağım diye düşünmüştüm. Ama sonrasında kitap beni öyle içine çekti ki anlatamam. Hep zamanımızın kıymetini bilmemiz gerektiği, boşa harcamamamız gerektiği, hızlı olmanın güzel bir şey olduğu söylenir. Fakat zamanı kıymetli yapanın, yaşamı yürekte hissetmenin sırrı aslında yaptığımız her şeyi keyifle, severek ve kaygısız yapmaktır. Bu özgün ve eğlenceli hikayeyi okurken bunu iyice anladım. Ve bir günü keyifle geçirmenin büyük bir özgürlük olduğunu keşfettim. Her şeye rağmen yazarın dediği gibi kafamda bir çok soru belirdi. Ve ben de yazar gibi bu hikayeyi anlatan yolcu ile karşılaşmak ve ona birçok soru sormak isterdim. Son olarak sadece kitabı okuyanların görebileceği Kassiopeia'nın sırtında beliren yazıyı görebildiğim için şanslı hissediyorum.
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,2bin okunma
4/10
·231 syf.··
2021 4. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2021 17:00
Bu kitabı final sınavım için okudum. Bu sebeple daha önce incelemesini yapmıştım ama buraya da yazacağım. Yazarın önsöz kısmında bu kitabı önerileriniz doğrultusunda yazdım demesi biraz komiğime gitti açıkçası. Öneri ile kitap yazan birini ilk defa gördüğüm içindir belki de. Neyse geçelim bunu. Kitabın dili oldukça sade ve günlük. Bu nedenle başladığım andan itibaren su gibi akıp gitti kitap. Ayrıca üç gerçekçi hikayeden oluşuyor ve gerçekten karşılaşılabilecek örneklere yer verilmiş. Bazı karakterler ile kendimi özleştirdim ve bu durumdan nasıl kurtarabilirim sorusunu gerçekten kendime sorduğumu farkettim ve karakterlerin problemlerinin tek tek çözülüşü beni iyi hissettirdi. Hayatta en sevmediğim zor insan tipi olan "şikayetçi" insanlar ile nasıl baş edeceğim konusunda fikir edindim. Ayrıca kitapta en dikkatimi çeken hikaye "Dost Musun, Düşman Mı?" hikayesi oldu çünkü bu hikayede bahsedilen tipte zor insanlarla çok karşılaştım ve ülkemizde de çok fazla bu tipte insan olduğunu düşünüyorum. Başkalarının mutsuzluğundan, başarısızlığından beslenmek, hemen yakınında hangi insan varsa onu nasıl mutsuz edip kendini yücelteceğin hakkında planlar yapmak, adeta dost görünümlü bir düşman olmak... Bu nasıl bir kötü kalplilik hala aklım almıyor. Ama bu insanlarla nasıl başedileceği hakkında da birkaç güzel tüyoya yer verilmiş kitapta.
İşte Zor İnsanlarÖzden Aslan · Elma Yayınevi · 2011105 okunma
8/10
·237 syf.··
2021 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2021 19:30
Öncelikle bu kitap kesinlikle zihin açıcı söylemlerle doluydu benim için. Tasavvuf hakkında bu kadar iyi çıkarımlar yapıyor olması beni gerçekten çok etkiledi. Ayrıca takva hakkındaki görüşlerine de gerçekten hayran kaldım. Bu konuda hep bir arayış içerisindeydim ve bana gerçekten yardımcı oldu. Bu konuda şöyle diyor; O.Ü.: Takvayı genelde yanlış yorumlarlar. Takva, Allah'tan korkmak diye anlatılır. Takva, Allah'ı incitmekten korkmaktır. Bu ikisi çok farklı. İnsanlar Allah'ın önerdiği o dostluk ilişkisini bir türlü kuramıyorlar. Bense söyle düşünüyorum. Bir şey yaparım, arkadaşımın kalbi kırılır, değil mi? Yapmak istemezsin. İşte Allah'la kurulan ilişki, takva dediğin şey, böyledir. Bir şey yapıp da onu üzmeyeyim. Hayal kırıklığına uğratmayayım, çünkü onu seviyorum, çünkü o da beni seviyor. Saçma bir şey yapıp da onun canını sıkmayayım. Benimle ilgili bir hayal kırıklığı yaşamasın, onu incitmeyeyim. Korku budur. Ayet "Allah zulmedici değildir" diyor. Açık yani, Allah öcü falan değil ki. Benim efendim de değil. Allah benim dostum. Takvanın ne olduğu ve takvaya yaklaşma meselesi, ahlaktan devlet yönetimine kadar bir sürü şeyi belirliyor. Eğer takvayı Allah korkusu diye algılarsak yandık. O zaman her şey karamsar ve berbat bir efendi-köle ilişkisine indirgenir. Genel olarak felsefi konulara gerçekten kafayı takmış olduğu, meraklarının üzerine gittiğini hatta köküne kadar deştiğini farkedebiliyorsunuz. Böyle kitaplar sanki bir adamın bütün birikimlerinin kısa bir özeti gibi. Bu sebeple içinde araştıracak çok fazla şey buldum. Bir büyüğümün tecrübelerinden, edindiği değerlerden ve fikirlerden yararlanıyor gibi hissettim. Onur Ünlü sinemasını yıllardır takip ettiğim için ve kitapta bahsi geçen bazı şeylere aşırı derecede hakim olduğum için kitabı okumak bana gerçekten zevk
Onur Ünlü: Bir Sürü EndişeAlper Kırklar · Sel Yayıncılık · 2017247 okunma
4/10
·276 syf.··
2021 1. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2021 21:08
Bu kitabın bu kadar ilgi çekici olmasının nedeni sanırım isminin çarpıcılığı ve yazarın sonsuz iyimserliği. Kitabı tam olarak okuyamadığımı söyleyebilirim çünkü yazar sürekli örnekleri anlatarak tekrara düşüyor ve kendinizi şunu söylerken buluyorsunuz; "Tamam tamam anladık, bu da bilinçaltının gücüyle hayatını değiştirmiş." Bu sebeple konu daha az sayfa sayısıyla da anlatılabilirdi diye düşünüyorum. Ama bu bazı hikayeleri beğendiğim gerçeğini de değiştirmez tabii. Genel olarak benim kitaptan çıkardığım öğreti, düşünce yapımızı ve kurduğumuz cümleleri değiştirerek bilinçaltımızın olumlu yönde çalışmasını sağlamak. Bu doğru bir felsefe fakat yazarın da söylediği gibi kendinize söylediğiniz olumlu bir düşünceyi iki saniye sonra zihninizde reddederseniz tüm etkiyi yok edersiniz. Bu şekilde bir düşünceyi insanın kendine inandırması hiç kolay bir şey değil. Ne kadar tekrarlarsanız tekrarlayın örneğin 90 kilosunuz ve 60 kiloya inmek istiyorsunuz diyelim. Ve şunu her gün tekrarlamaya çalışıyorsunuz; Ben 60 kiloyum, kendimi çok zayıf hissediyorum, çok inceyim, ne giysem yakışıyor... Zihnen bunun doğru olmadığını hissettiğiniz için sürekli olarak kendinizi yıpratmanıza ve konuyu gerektiğinden fazla büyütmenize sebep olacağını düşünüyorum. Amaç sadece olmayan bir şeyi olmuş gibi düşünüp içinizi rahatlatmak değilse tabi. Ama eğer çok güvendiğiniz birisi size gelip bir üründen bahsetseydi ve bununla kendisinin ciddi anlamda kilo verdiğini ve çok etkili olduğunu söyleseydi gözlerinizde hemen bir umut ışığı yanardı ve inanarak bu ürünü kullandığınızda gerçekten de işe yaradığını görürdünüz. Bu etkiyi insan sadece kendi cümleleri ile inşa edebilir mi emin değilim. Ama tabiki gerçekçi bir plan hazırlayıp ilk günden itibaren başarıya ulaştığı andaki mutluluğu hayal ederek kendini
Bilinçaltının GücüJoseph Murphy · Koridor Yayıncılık · 200918,5bin okunma