"İster bir yağmur damlası olsun (yağmur damlası düşerken donar ve güzel bir buz oluşturur), şakıyan bir kuş, işleyen bir otobüs, caddede bağırıp çağıran bir adam, isterse gazetede bir cümle, bir siyasi söylev, bir aşığın reddi, ne olursa olsun, eleştirel bir bakış benimsemeliyiz; soran, kuşkulanan, araştıran ve yaşadığımız hayatı aydınlatmak isteyen bir bakış benimsemeliyiz.
Önerim şu: Günlük hayatımızın yabancılaşmasını; rutinimizden, her şeyin bürokratik olarak tekrar etmesinden, gün be gün "yapılması gerektiği" için ve biz hiç niçin sorusunu sormadığımız için diyelim ki on saat aynı şeyleri yapmaktan doğan yabancılaşmayı yakalayalım. Kendi hayatlarımızı kendi ellerimize almalı ve denetim uygulamaya başlamalıyız. Zamana karşı durmaya ve zamanın altından kalkmaya çalışmalıyız."