eda günay

eda günay
@edagunay
Maalesef..
Puan vermedi·256 syf.··
2023 4. kitabı
Bu kitabı okumak beynime işkence gibiydi. Kitabı bitiremedim, son 50 sayfaya kadar zorladım kendimi ama olmadı. Ne karakterle ilişki kurabildim ne kitaptaki olaylarla. Kitaba kapılmak için biraz depresif bir ruh halinde olmak gerekiyor bence, bikaç sene önce okusam belki de severdim. Şu an bu ruh halinden o kadar uzağım ki bu kitap bana hiçbir anlam ifade etmedi. Konusu depresyon ve intihar olan bu kitabı sadece yaşamak istemediğim, düşünmek istemediğim duygu ve düşünceler bütünü olarak gördüm ve beynim de resmen okumayı reddediyor gibiydi. Kitaptaki kişiyi ağır bir psikiyatrik vaka olarak görmekten, psikiyatri açısından o zamanki koşulların çok kötü olduğunu düşünmekten öteye de geçemedim,karakterle ilişki kuramadım empati yapamadım zaten neden gidip yazarın intihar etmeden önce yazdığı kitabı aldım onu da bilmiyorum. Sanırım amacım depresyonu ve intiharı, yaşayan birinin gözünden anlamaya çalışmaktı ama olmadı. Edebi olarakta kitap beni çekmedi. Kitap gerçekten kötü mü yoksa benle mi alakalı tam anlayamadım. Hangi zamanda ne okuduğumuzun önemini ve ruh halimizin okuduğumuz şeyleri nasıl etkilediği, aldığımız keyfi ne derece etkilediği üzerine de düşündüm ve kendime daha fazla eziyet etmemek için bıraktım.
Edebiyat & Roman
Sırça FanusSylvia Plath · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201917,2bin okunma
Reklam

eda günay

, bir kitap okudu
Puan vermedi·672 syf.·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2023 16:56
·
2023 5. kitabı
J. Noland White
9.5/10 · 95 okunma
Gidin bir daha bakın güllerinize!
Puan vermedi·112 syf.··
2023 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2023 00:00
yıllar önce okumuştum. geçenlerde dinlediğim podcast'te uzun uzun küçük prensten bahsedilince yeniden okumak istedim. çoğu yeri unutmuşum meğer. Alıntılar ve okurken düşündüklerim: 'İnsan, ancak engellerle karşılaşıp onları aşmaya çalıştıkça kendini tanıyabilir' -Antoine de Saint-Exupery 'Büyükler sayılara bayılırlar. Tutalım, onlara yeni bir arkadaştan söz açtınız, asıl sorulacak şeyleri sormazlar. Sesi nasılmış, hangi oyunları severmiş, kelebek biriktirir miymiş, sormazlar bile. 'Kaç yaşında?' derler, 'Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor?' Bu türlü bilgilerle onu tanıdıklarını sanırlar. Deseniz ki, 'Kırmızı kiremitli güzel bir ev gördüm. Pencerelerinde saksılar, çatısında kumrular vardı.' Bir türlü gözlerinin önüne getiremezler bu evi. Ama, 'Yüz bin liralık bir ev gördüm' deyin, bakın nasıl 'Aman ne güzel ev!' diye haykıracaklardır. Oysa bizim gibi hayatı yakından tanıyanlar için sayılar nedir ki.' * Ne tatlı ve basit anlatıyor bu kitap. Küçük Prens'e çizdiği koyunları beğendiremeyince ona bir kutu çizip 'istediğin koyun bunun içinde' demesi yine çok tatlıydı. Hayal gücü işte.. Büyüdükçe ve hayatın telaşına kapıldıkça hayal gücüm de git gide köreliyormuş gibi hissediyorum. Sayılara fazla kaptırdım belki de kendimi ve bu renksiz, cansız geliyor gözüme. Oysa eskiden çok daha fazla hayal kurardım. Şu sıra masalları çok seven ve masal yazan biriyle tanıştım. O da bana ilham oldu bu kitapla birlikte. Hani diyor ya syf 31'de 'Ne yazık ki ben kapalı sandıkların içindeki koyunları görmeyi beceremem.' İşte ben yeniden hayaller kurmak, sandıkların içindeki koyunları görmek ve mantarın teki olmamak, özellikle de absürt şeyler hayal etmek istiyorum çünkü çok eğlenceli ve kendi içinde bambaşka bir anlamı var. Küçük prensin evinin 1 ev kadar olması,
Alıntı
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280bin okunma