Eda Irmak Dülger

Eda Irmak Dülger
@edairmakdulger
Nitimur in vetitum!
Puan vermedi·422 syf.··
2021 6. kitabı
Kitap 2. Dünya savaşı zamanları görünmezliği hedefleyen Philadelphia deneyini ve deneye katılan mürettebatın deneyden yıllar sonra yaşadıklarını konu alıyor. Ben kitabı çok uzun süre aradım sahaflara, internet sitelerine baktım. Ancak 79 senesinde tek baskı yayınlandığı için bulmam oldukça zor oldu. Gerçekten yaşanmış bir deneyi ele alıyor. Araştırmacılarının arasında Einstein ve Tesla’nın da bulunduğu iddia edilen deneyde bilimsel tanımıyla 'optikal görünmezlik' diye adlandırılan bu sistemde; özel bir mekanizma veya jeneratörle oluşturulan çok güçlü bir manyetik alanın, önce; hedef gemiyi sarması, sonra da; ışınları veya radar dalgalarını büker ya da kırarken de gemiye görünmez sağlaması hedeflenmişti. İlk denemelerde hedef sadece görünmezlikti. Daha sonra şans eseri geminin kaybolduğu yerde değil çok daha uzakta ortaya çıkabileceğini fark eden araştırmacılar ortaya çıkmasını istedikleri yerlere uygun frekanslar yerleştirerek bunu sağlamayı başardılar. Başardılar başarmasına ama deney anında gemide bulunan mürettebat çok farklı yan etkilerle karşılaştı. Kimisinin psişik yetenekleri gelişti. Kimisi duvarlardan geçebiliyordu farkında olmadan. Kulağa güzel geliyor olabilir. Ancak saydamlaşıp duvardan geçtiğiniz sırada tekrardan maddeleşip duvarın içinde görünür olduğunuzu ve bunun ölümünüze sebep olduğunu düşünün. En az hasarla atlatanlar bile deneyden 20 yıl sonra bile her gün aynı kabusu görüyor. Devlet ise hala ilk günkü gibi gizliyor deneyi. Kitabımız da aslında tam olarak burada heyecanlanıyor. Bu mürettebatlardan biri rüyalarını Deniz Kuvvetlerinden bir yarbaya anlatıyor. Yarbay bu konuyu derinlemesine araştırıyor. Tabi devletin gizli kalmasını istediği bir deneyin bu kadar araştırılması devlet büyüklerinin hoşuna gitmiyor. Yarbay çok kez öldürülmeye çalışıyor.
Albert Einstein
Yok OlduNeal Burger · E Yayınları · 197942 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·208 syf.··
2020 23. kitabı
Belki kitaplar bizi mağaradan biraz çıkarabilir. Belki hep aynı, lanet olası, çılgınca hataları yapmaktan alıkoyabilir. Bu kitapları günde bir iki saat okursak belki... Tarih tam olarak belli olmayan uzak bir gelecek. Belki de o kadar uzak değildir. Konuşan duvarlar, mekanik tazılar, elektronik güneşler distopyası. Öyle bir devir ki artık kendiliğinden yangın çıkmıyor. Dolayısıyla itfaiyeciler de günümüzde yaptıkları işi yapmıyorlar. Onlar artık yangın başlatıyorlar. Ve ne yakıyorlar biliyor musunuz? Kitapları. Evet öyle bir devir ki kitap okumak yasak. Fakat art niyet aramayın. Çok sevgili devlet sadece mutluluk peşinde. Dolayısıyla mutsuz eden her şeyi ortadan kaldırıyorlar. İnsanlar ölüyor ve cenazeler mutsuz mu ediyor mezar taşlarını yok et. Şiirler insanı mutsuz edip intihara mi sürüklüyor şiirleri yok et. Kitaplar insanların düşünmesini sağlayıp onları yoruyor mu kitapları yok et. Öyle bir devir ki insanlar düşünmeye zahmet etmediğinden fikirler ve hisler yok. Bu devrin sorunu insanlar dinlemiyorlar ve sormuyorlar. Seçimlerde bile fikirler dikkate alınmaksızın adayın güzel/yakışıklı olması onlar için yeterli oluyor. Kendi öz çocukları için "aynı çamaşırlar gibi onları odaya tıkıştır ve kapağı kapat" benzetmesi yapıyorlar. Yolda yürüyen, sohbet eden, herhangi bir şeyle ilgilenen insana deli gözüyle bakıyorlar. Neden? Çünkü onlar gibi davranmıyor, çünkü düzeni bozuyor. Zaman geçse de devir değişse de insan değişmiyor. Biz yine bizden farklı fikirlere sahip insanları dışlamaya devam ediyoruz. Herkesin doğrusu en doğru. Buradaki insanların temel sorunu gerçeklere karşı gözlerini ve kulaklarını kapatıyorlar, doğrulara sırt çeviriyorlar. Yalnızca duymak istediklerini alıyorlar hayatlarına. Acı ve keder yok mesela kelime haznelerinde. Sadece neşe ve mutluluk için
Bilim
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma
Puan vermedi·158 syf.··
2020 12. kitabı
"Hiçbir şeyin senin dikkatini dağıtmasına izin verme, bekle ve yine bekle. Dur, sessizce dur ve yüreğinin sesini dinle. Seninle konuştuğu zaman kalk ve yüreğinin götürdüğü yere git." Kızını bir araba kazasında kaybeden Olga nine ondan geriye kalan tek şey olan torununa bakmış büyütmüş. Torunu, eğitimi için yurtdışına gittiğinde Olga çok yaşlandığını ve bir gün torunu eve döndüğünde onu sağ bulamayacağını düşünerek ona mektup yazmaya karar verir. Fakat torunu duygusallıktan nefret eder. Hatta evden giderken bile ninesiyle vedalaşmamıştır. Dolayısıyla Olga mektupları göndermez, sadece yazar. Ancak kendisi öldüğünde bunları okuyabileceğini söyler. Mektuplarda hayatında kendisi yapıp pişman olduğu hatalarını, annesini ve hayatıyla ilgili çok az anlattığı şeyleri yazar. Olga torununa yazdığı mektuplar üzerinden aslında bize sesleniyor. Yapmamız ve yapmamız veya yaptığımızda ne gibi sonuçlarla karşılaşabileceğimizi anlatıyor. Bir nevi kişisel gelişim kitabı denilebilir. Verilmek istenen ana fikir oldukça basit; yüreğinizin sesini bastırmayın, onu hep dinleyin ve onun götürdüğü yere gidin.
Yüreğinin Götürdüğü Yere GitSusanna Tamaro · Can Yayınları · 200819,4bin okunma
10/10
·68 syf.··
2020 1. kitabı
·
İnsan psikolojisini en güzel şekilde ele alan yazarlarımızdan Stefan Zweig yine bizi şaşırtmadı ve muazzam başarısını ortaya koydu. Bir kadının aşkı, aşkından ziyade tutkusu ve sadakati daha güzel betimlenemezdi. Kitaptaki ana karakterimiz olan mektup sahibinin adını bilmemekle beraber iç dünyasına dair oldukça fazla bilgi sahibi olabiliyoruz. Zira hayatını adadığı adam tarafından hiç tanınmayan, küçük çocuğunu henüz kaybetmiş güçlü bir kadın ana karakterimiz. Ve mektupların alıcısı ise onun gözünde her ne kadar kusursuz biri olsa da yaptıklarını okuduğumuzda ona hak vermiyoruz. Çünkü bu zarif mektubun alıcısı umursamaz anlık zevkleri için yaşayan bir adam. Yeniden Zweig'a olan hayranlığın arttı çünkü bir kadının, karşılıksız aşk yaşayan bir kadının iç dünyası daha güzel kaleme alınamazdı. Tek pişmanlığım bu kitabı bu kadar geç okumam. Eğer hala okumadıysanız mutlaka kitaplığında ona da yer verin.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,5bin okunma