"Ayrı kaldığımız her saniye nefesimi tutuyormuşum gibi hissediyorum ve kapıdan içeri girdiğin anda nefes alıyorum. Ciğerlerimi doldurup damarlarımda akıyorsun, bana hayat veriyorsun. Gördüğün tek şeyin geçmişin olduğunu biliyorum, ama benim gördüğüm tek şey geleceğimiz. Aramızda yastıklardan oluşan bir duvar istemiyorum. Artık geçmişin hakkında konuşmak istemiyorum. Geçmişinin peşini bırakmanı istiyorum. Kollarıma özgürce atlamanı ve seni her zaman tutacağımı bilmeni istiyorum. Her zaman yanında olacağım."
"Sırf seni uyurken izlemek için erken kalktığımı biliyor muydun? Her güne bir amaçla başlamamın sebebi bu. Gözlerime görmeyi, ciğerlerime nefes almayı, kalbime atmayı hatırlatıyorsun. Sonra... Bazen güzelliğinle körleştiğimi, dokunuşunla nefesimin kesildiğini, aşkınla felç olduğumu hissediyorum."
Genç çocuk, laik nitelikli kutsal bir duygu saydığı bu hırsı özenle besleyip büyüttü. Hırsının engellendiğini görünce gözleri açıldı; toplumun gerçek yüzünü öğrendi, insanların ahlak anlayışının yapay, kokuşmuş ve dine karşı saygısız olduğunu anladı.