eda

eda

, bir kitap okudu
10/10
·288 syf.··
69 günde okudu
·
2021 13. kitabı
Serkan Karaismailoğlu
8.6/10 · 8,7bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
7/10
·72 syf.··
2021 12. kitabı
Kitabın sonuna kadar konunun bir yerlere bağlanmasını sabırsızlıkla bekledim. Kasıtlı olarak, tüm insanlığın yok olma noktasından yeniden canlanışındaki bocalamayı hissettirmek için miydi bilmiyorum ama bu durum bana konunun fazla kısa işlendiğini hissettirdi ve kafamda sürekli "Ee?" diyerek okudum. Ama kitap kısalığına rağmen asla özensiz değildi. İnsanların toplumu, değerleri ellerinden alındığında yaşadıkları başıboşluk ve tepetaklak olan öncelikler harika yansıtılmış. Yazarın ilk okuduğum eseri Martin Eden kadar olmasa da bu kitap da insana önceliklerinin ve değerlerinin nelere bağlı olduğunu sorgulatan güzel bir kitaptı.
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,9bin okunma
6/10
·112 syf.··
2021 10. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2021 14:01
Kitaba başlarken tamamen emindim idam mahkumuna acıyıp idam cezasını lanetleyeceğimden, ilk bölümleri hep bu beklentiyle okudum. Genç bir adamı hak ettiğinin çok ağırı bir cezayla cezalandıracaklar, hayatını ve önüne çıkabilecek tüm fırsatları bir giyotinle elinden alıvereceklerdi, ben de sinirlenip üzülecektim ama öyle olmadı. Karakter kendisine verilen cezanın haksız olduğunu söylemedi hiç, yapmadığı bir suçun cezasını çekmiyordu yani, hatta pişmanlık dahi duymadığını belirtti. Belki acımasızca gelecek yazacaklarım ama o da bir cinayet işlemişti, suçunu tam olarak kitapta aktarmasa da o da başka bir insanın hayatını, üstelik yargılanma şansı bile vermeden, elinden alıvermişti. Yani bizden üzülmemiz acımamız beklenen karakter kendisi acımamıştı kimsey; yargıcın, kızını görse kararından vazgeçeceğini düşünmüş ama kendi kızını düşünmemişti suç işlerken. Başta idamın bir insana verilebilecek en ağır ceza olduğunu düşünüyordum, sonradan kitaptaki herkesin kürek mahkumlarına idam mahkumlarından daha acıyarak baktığını görünce bu fikrim değişti. Hatta keşke baş karakter de kürek mahkumu olsaydı, böylece hem yaptığının cezasını çeker hem de geleceğin ona getirebileceği tüm ihtimallerden mahrum kalmamış olurdu. İdam onun bir gün pişman olma, iyi olma ihtimallerini de aldı elinden, idam bir sorunu çözmektense yok etmeyi tercih etti. Kitabın üslubuna gelirsek acındırarak anlatılan, sizi hüngür hüngür ağlatacak bir anlatımı yok, daha çok gerçek tasvirlere yer verilmiş. Hatta kitabın başındaki Fransa'da idam cezasının tarihi, tepkileri ve gelişimleri kısmen daha ilgi çekici denebilir, o kısmı okurken zamanın devletine karşı öfke duyuyorsunuz. Ben kitaba başlamadan kesinlikle okunması gerektiğini, bu kadar çaresiz bir insanın nasıl hissettiğinin görülmesi gerektiğini düşünüyordum
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Can Yayınları · 2019152,8bin okunma