Eda ️

Eda ️
@edaonuk
fırtınalarım olsa da bu ara güneşliyim Youtube/ youtube.com/@edatalks
Üniversite
İstanbul
24 Nisan
197 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
Korkuya dair..
10/10
·208 syf.·
2026 1. kitabı
Yalom'un kitaplarını aldığımda, yoğun ölüm korkumdan bir şeyler bulacağıma emindim. Hatta korkuyla karışık heyecanlı hissettirmişti, ölümle yüzleşeceğim için. Ölüm ve ölüme dair her şey içimi titretir ve kaçarım genelde çünkü. Açıkcası ölüm korkusu tek başına ifade edilemeyecek kadar altı dolu bir olgu. Kimimiz yaşanmamış bir hayatı kaybetmenin pişmanlığından korkuyoruz, kimimiz için ölümün kendisi korkutucu.. Benim için ölümün anlamı da yaşanmamış bir hayatın son bulması. Yaşanmış bir hayatı yaşamak için bazen kendime Rick gibi fazla alternatifler sunuyorum, spontanlığı reddediyorum ve yine Rick gibi çoğu zaman kendimi hiçbir şey yapamazken buluyorum ve kendime kızıyorum. Kaybetme korkusu kaybettirir gibi çok klişe bir söz var. Ve yaşanmamış bir hayatın son bulmasından korkmam da beni yaşamaktan uzaklaştırıyor ara ara. Ben sık sık kendimle yüzleşirim. Aslında bunlar ilk kez yüzleştiğim farkındalıklar değil ancak farklı hayat dönemlerindeki kişilerle ortak şeyler hissetmek, varoluşsal sancılarımı hafifletti :) Özellikle kitaptaki "geçmişi kabullenmek için ümidini yitirmelisin" cümlesi soğuk su etkisi yarattı bende. Bence çoğumuzun geçmişi kabullenmemesinin, ona tutunmasının en büyük sebebi; asla gerçekleşme ihtimali olmayan farklı senaryolar. Yine hepimizin bildiği ama farkında olmadığı bir gerçeği hatırlattı bana. Yaşanmış, tüketilmiş bir gerçekten, geçmişten aslında ümidim varmış ve buna tutunuyormuşum dedirtti hayatımın bir çok dönemine karşı.. Yalom'un kitaplarını okumaya devam edeceğim. Uzun zaman sonra ilk kez bir kitabı bitirebildiğim için mutluyum. Ölmekten korkan herkesin dilediği gibi yaşayabildiği bir hayat diliyorum.
1000Kitap
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dünyanın Kıyısındaki Kafe
10/10
·128 syf.·
2025 1. kitabı
Uzun zamandır bir kitabın beni bu kadar büyülediğini hatırlamıyorum. Tam olarak kitapta geçtiği gibi hayatımdaki tatminsizliği kendim için bir şeyler satın alarak kısa süreli tatmin sağladığım bir alışverişimde aldım bu kitabı. Aldığım diğer kitaplar hakkında bir fikrim vardı ama bu kitabın sadece adı çekmişti beni..Yoğun çalışarak geçirdiğim bir haftanın sonunda da sabah 7 de kendiliğimden uyandım izin günümde ve ilk olarak bu kitabı aldım elime.. Okudukça beni içine çekti ve aylardır düşündüğüm sorguladığım her şeyi gördüm içinde.. Tesadüflere çok inanan biri değilim her ne şekilde olduysa ben iyiki bu kitabı almışım. Düşünürsek zihin çok hızlı konudan konuya atlayabiliyor ama yazmak ve okumak bir süreliğine odağı orda tutup düşünceleri şeffaflaştırabiliyor. Bana da bundan oldu. Aylardır istifa etmeyi düşünürken, düşüncemi kitapta yazanlarla aynı argümanlarla savunduğumu farkettim, benim için kesinlikle harika bi denk gelişti. Tek okuyuşta bitirdim ancak etkisinin hayatımda bir dönüm noktası olarak benimle sürdüreceğine inanıyorum. Neden hayattayız ? Neden yaşıyoruz ? Varoluş amacımız ne ? Satın aldığımız şeylere ne kadar ihtiyacımız var ? Bunlar ihtiyaç mı yoksa anlık tatmin sağlamak için mi ilk olarak bir şeyleri satın alıyoruz ? Hayatımızın her anını zaten yaşamaktan keyif aldığımız şeyleri yaparak sürdürürsek ölmekten korkar mıyız ? Yoğun panik atak yaşayan ve ölmekten korkan biri olarak cesurca söyleyebilirim ki sanırım ben bile korkmam. Ancak ertelemek, hayalini kurduğum hayatı şu an yaşamak yerine varılacak bir yer olarak görmem yaşadığım süreci de oldukça zorlaştırıyor. Mutluluk, tatmin tam şu an hayatımın her noktasında olabilir, olmalı da.. bir başkasının hayalleri, konforu ve mutluluğunu gerçekleştirmek adına zamanımı satmam ve satın aldığım her şeyi
İnsan ve Duygular
Dünyanın Kıyısındaki KafeJohn Strelecky · Pegasus Yayınları · 20211,195 okunma
Yüzleşme Cesareti
10/10
·288 syf.·
2022 2. kitabı
Ne yazcağıma yazarken karar vereceğim ilk incelemem. İçimde sessiz kalan, bedenime hapsolmuş o çocuğa ithafen yazıyorum. 23 yaşındayım ve kendi üzerime hep çok düşündüm ancak bu kitap sayesinde ilk kez anladım kendimi. Evet geçmiş değiştirilemez ama ben geleceğimizin içimizdeki çocuğu anladıktan sonra benliğimize uyuyacak şekilde şekillenebileceğine inanıyorum. Ee tabi bunun için önce dayatılan benlikten çıkıp kendimizi bulmamız gerek, bu durumda referans alınabilecek en doğru yer çocukluk, hatalar ancak orda farkedilirse şu anki yansıması değiştirilebilir. Çünkü çocukluğumuz farkında olmadığımız ya da inkar ettiğimiz sürece bizi korkutan o gölgemiz.. Çoğumuzun benzer duygular yaşadığına inanıyorum. Ebeveynlerimizi kaybetmekten korktuk, onların onaylayacağı ama aslında bizi hiç mutlu etmeyecek seçimler yaptık, onlara kırgın olsak da hiçbir şey olmamış gibi davrandık, hayatımızın kontrolünü onlara bıraktık. Çünkü bunlar dayatıldı bize, işin sır perdesi biraz açılınca aslında o çocukluk travmaları dediğimiz şeylerin en ufak fırsatta, yaşımız kaç olursa olsun ortaya nasıl çıktığını, daha da çoğalarak, çok güzel anlatılmış Nihan Kaya, Alice Miller'ın kitaplarından da çokça örnekle destekleyerek.. Açıkçası, içimdeki çocuğa sarıldım şimdiki benliğimle. Ona "Geçmişle yaşıyorsun!", "Onlar senin annen baban, affet!" diye diretmedim. Kendime, bunları düşündüğüm zaman; aslında bunları unutmam ve hiç hatırlamamam, hiç dile getirmemem gerekiyormuş gibi davranmadım. Tüm duygularıma ve o zamanlar ki savunmasızlığıma; farkında olarak, yargılamadan ve yadırgamadan sevgiyle yaklaşabildim bu sayede. Kısaca kitap beni çocukluğumla ve kendimle barıştırdı. Sırada kendimi bulmak var.. Tüm okuyanlara ve okumak isteyenlere güç verir umarım.. İyi Aile Yoktur Nihan Kaya
Aile
İyi Aile YokturNihan Kaya · İthaki Yayınları · 20187,9bin okunma