"Bazen her şeyi sırf o görsün diye yaparız. O görsün diye uyanır, o görsün diye mavi gömleğimizi giyer, o görsün diye saçımızı soldan sağa yatırırız ama o çevirir güzel başını, başka yöne bakar. Olsun, belki yanlışlıkla da olsa gözü takılıverir deyip uğraşmaya devam eder, o bize bakmasa da biz onun baktığı yerde durmaya çalışırız. Misal, inan olsun benim zerrece umudum yok. Kapıdan kovulmaya giden dilenci gibiyım.
Gene de gidiyorum işte. Durulamıyor ki...