Çok uzun zamandır, belki de en son lise zamanlarımda bir romanın beni alıp tarihin herhangi bi anına götürmüş olmasını, bilgiyi bana merakla okutmasını, ve son sayfaya geldiğimde "vay be ben ne okudum şimdi" hissi uyandırmış olmasını yaşamıyordum. İlk kitap okuma serüvenim yine böyle bir hisle
İskender Pala kitaplarıyla başlamıştı. Ve şimdi o tadı tekrar aldım. Bilgi verir gibi değil de bir büyüğün şevkatli ellerinden eğitim alır gibi size bazı bilgiler veriyor ve bu sizi asla yormuyor. Hristiyanlık, Müslümanlık, agnostizim, bu dinlerin kökeni, kendi içindeki mezhepleri ve daha bir sürü şey hakkında bilgiler veriyor ve dediğim gibi asla sizi yormadan aksine merak ettirerek yapıyor bunu. Hatta bu okuma sürecinde bu konularla ilgili bir çok araştırma yapamama neden oldu. Ve ülkemin şu an ki özeti gibi her sayfa. Kürdü, Türkü, Yunanı, ülkücüsü, Süryanisi, Arabı, Alevisi, Sünnisi... Yani kısaca ülkenin içindeki bir çok kesimin yarasına az da olsa parmak basılmış bence. Tarafsız şekilde okunabilecek çok çok güzel bir eser oldugunu düşünüyorum.
KavimAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201920,6bin okunma
Okuduğum en zor en yorucu kitaplardandı. Konusu ilgi çekici evet hatta güzel bir dille yazılmış olsa çok daha sevilirdi bence. Ama ya çeviriden ya aslından kaynaklı yazım dili çok saçma geldi bana. Bir kitap için bunu söylemek ne kadar doğru bilmiyorum ama konuyu anlamak yerine yazımın saçmalığı ilerlemenizi engelliyor. Tanrısal bakış açısıyla yazılmış ama hep üçüncü gözün dilinden okumamıza rağmen geniş zamanda çekimlenmiş. Yani yapmaktadır, etmektedir gibi. Ve bu bir kurgu için çok sinir bozucu bir dil bence ve beni konunun içine çekmesini engelledi. Bi de ne giriş var ne gelişme var ne sonuç var. Birçok olay var ve hepsi kendi içinde öyküler gibi yazılmış sanki ama öyle de değil. Bilmiyorum hiç hiç sevemedim hatta son 30 sayfayı okumadım
Bu arada Netflix de dizisi var dizi kitaptan çok daha iyi. Dizi sayesinde kitapta ne anlatıldıgını anladım.
Ölü KızlarJorge Ibargüengoıtıa · Jaguar Kitap · 2025836 okunma
Çok akıcı bir eser tüm Agatha Chirstie kitaplarında oldugu gibi ama çok tatmin olmadım. Sanki yazar oturup 5 dakikada yazıp bırakmış gibi geldi bence çok daha güzel ve heyecanlı hikayeleri de vardır.
Acı KahveAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202511,5bin okunma
Tam bir Klasik Türk Edebiyatı romanı. Özellikle yeni batılılaşmaya çalışan bir ülkenin kendi örf adetleri ve batı kültürü arasında sıkışıp kalmış hayatı. Aslında bu eserde de anlaşılıyor ki ahlak sadece sözde kalmış ve "elalem ne der" diye uygulanan bir durum haline gelmiş. Tabi her kurgu birebir o dönemi yansıtmaz ama o dönemden derin izler taşır. Ki aynı dönem yazarlarında da hep aynı konular işlenir.
Özetle Fransız bir hayat kadının - sırf Fransız oldugu için mürrebbiye olarak işe alınmış- Osmanlı ailesi içerisindeki yarattığı karmaşa konu alınıyor. Bu karmaşada asıl pay evin erkeklerinin aslında.
Hikaye olarak pek sevemesemde akıcı ve kolay okunan bir romandı. Hüseyin Rahmi'nin kalemi her zaman oldugu gibi hem dönemi yansıtmış hem güzel bir okuma serüveni sunmuş.
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511,1bin okunma
Sanırım son zamanlarda- hatta çok uzun zamandır demeleliyim- elimden bırkamdan okumak istediğim ve nasıl bittiğini anlamadığım nadir kitaplardandı. Bu tadda bir kitabı en son lisede okudum sanırım. Hikayenin dışında inanılmaz akıcı, asla sıkmayan, merak etmekten bir saniye geri kalmadığınız bir dil kullanılmış. Her şey birbiriyle çok bağlantılı ve tatmin edici şekilde sonlanması da ayrı bir tat veriyor. Hayata kısa bir mola vermek için cazip bir kitap bence ve hemen serinin devamını okumak istiyorum.