Tam bir Klasik Türk Edebiyatı romanı. Özellikle yeni batılılaşmaya çalışan bir ülkenin kendi örf adetleri ve batı kültürü arasında sıkışıp kalmış hayatı. Aslında bu eserde de anlaşılıyor ki ahlak sadece sözde kalmış ve "elalem ne der" diye uygulanan bir durum haline gelmiş. Tabi her kurgu birebir o dönemi yansıtmaz ama o dönemden derin izler taşır. Ki aynı dönem yazarlarında da hep aynı konular işlenir.
Özetle Fransız bir hayat kadının - sırf Fransız oldugu için mürrebbiye olarak işe alınmış- Osmanlı ailesi içerisindeki yarattığı karmaşa konu alınıyor. Bu karmaşada asıl pay evin erkeklerinin aslında.
Hikaye olarak pek sevemesemde akıcı ve kolay okunan bir romandı. Hüseyin Rahmi'nin kalemi her zaman oldugu gibi hem dönemi yansıtmış hem güzel bir okuma serüveni sunmuş.
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511,2bin okunma
Sanırım son zamanlarda- hatta çok uzun zamandır demeleliyim- elimden bırkamdan okumak istediğim ve nasıl bittiğini anlamadığım nadir kitaplardandı. Bu tadda bir kitabı en son lisede okudum sanırım. Hikayenin dışında inanılmaz akıcı, asla sıkmayan, merak etmekten bir saniye geri kalmadığınız bir dil kullanılmış. Her şey birbiriyle çok bağlantılı ve tatmin edici şekilde sonlanması da ayrı bir tat veriyor. Hayata kısa bir mola vermek için cazip bir kitap bence ve hemen serinin devamını okumak istiyorum.