Herkese merhaba :)
Emrah Serbes’in bu kitabında, kitabın adından da anlaşılacağı üzere anlatılan hikâyeler paramparçadır; fakat bu parçalanmışlık başıboş bir dağınıklık değildir. Hikâyeler kırık ve eksik gibidir; dolayısıyla bu dağınıklık bilinçlidir. Emrah Serbes, okuru edilgen bir konuma yerleştirmeyip dağınık puzzle parçalarını okurun önüne bırakırken, sanki okur bu parçaları birleştirmeyi özellikle istemiş gibi davranır. Anlam, metnin içinde hazır hâlde sunulmaz; okurdan tümevarım yapması, boşlukları kendi zihniyle doldurması beklenir, bu da biz okurları felsefi ve psikolojik (metin merkezli) okumalara yönlendirir.
Herkese keyifli okumalar dilerim
İnsan babasını seçemez. İnsan ailesini seçemez. İnsan onlar yüzünden çekeceği acıları da seçemez. Aslında insan hiçbir şeyi seçemez ama seçemedikleri arasında en çok bunlar üzer onu. O yüzden en iyisi unutmak ve çekip gitmektir. Sırf bu yüzden isviçre'den Vietnam'a kadar bisikletle giden bir Fransız tanımıştım.