İnsan ve tabiatı, tarih ve zamanı bir hamur olarak kabul edelim. Uygarlık, ruhunu bu hamura maya gibi katar. Ve uygarlık mayasının, insan-tabiat hamurunu içten metamorfoza uğratması sonucunda yavaş yavaş kent doğar.
Bana diyor ki ne anladın bu şiirden şimdi?
Şiir, konuşma üslûbu ile anlatılamayacak derece kuvvetli duygu, düşünce ve fikirlerin söze dökülmüş hâlidir. Derdin, fikrin, duygun yoksa anlayamazsın. Anlayamadıysan da anlatamam üzgünüm dostum. Boşa dememişler: "İnsan, fikri kadardır."
Ey iman edenler, eğer kâfirlere itaat edecek olursanız, sizi tersine çevirirler de öyle bir değişime uğrarsınız ki, hepten hüsrân içinde kalırsınız.
Âl-i İmrân, 149