Undómiel

10/10
·436 syf.·
2018 22. kitabı
Yaşar Kemal’in İnce Memed serisi hep başlamak istediğim ama gözümü korkuttuğu için de hep ertelediğim bir seriydi. Bu zamana kadar benim gibi düşünüp okumayan varsa hemen başlasın. 32 yıllık bir zaman diliminde yazılmış harika bir başyapıt. Tüm o güzel klişe sözleri ve övgüleri yazmama gerek yok zaten ki sonuna kadar hak ediyor o övgüleri.Yaşar Kemal’in dili muazzam; Türkçenin ne kadar zengin bir dil olduğunu özellikle kullandığı sözcüklerle görüyoruz. Birçok kelime öğrendim bu kitap sayesinde. Konusuna gelecek olursak haksızlığa karşı artık susmayan,susamayan İnce Memed’ in eşkıya olmasını okuyoruz. Abdi Ağanın zorbalığından, haksız kazançlarından, zulmünden, kötülüğünden artık bunalan bu yüzden de eşkıya olan İnce Memed yaptıklarıyla tüm insanlara umut oluyor. (“Umut” kelimesini de Türkçeye Yaşar Kemal kazandırmış bu arada.) Romanda tasvirler sizi adeta Çukurova’ya götürüyor, İnce Memed ile beraber o Çakırdivenlik’te o sıcakta siz de onunla birlikte çalışıyorsunuz, Abdi Ağa’dan o dayağı siz de yiyorsunuz, İnce Memed ile beraber siz de eşkıya oluyorsunuz. Özellikle kitapta bir cümle var ki bu cümle insana çok tesir ediyor. ”İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, bir ince yerleri, işte oraya değmemeli.” İşte o zaman insanoğlu her şeyi yapabilecek kudrettedir. Okumadıysanız hiç düşünmeden kitabı bu akşam kitaplığınızdan çıkarın ve başlayın okumaya. Eğer yoksa da hemen temin edin kitapseverler...
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·80 syf.·
2018 21. kitabı
Stefan Zweig çok sevdiğim bir yazar neredeyse tüm kitaplarını aldım. Bu kitabı da anlaşılır dili ve ince olması sebebiyle hemen bitti tabii. Kitap hakkında görüşüm son zamanlarda çok okuduğum için Zweig kitaplarını heralde diğerleri kadar etkilenmedim. Sanırım bir süre Zweig okumayacağım. Konusuna gelecek olursak Zweig bu novellasında bir kadının yaşamını etkileyen yirmi dört saati anlatıyor. Tabii kadının duygularını, arzularını ve psikolojisini az sayfalarla çok iyi anlatıyor zaten yazarın kendisi de iyi bir romanın uzun olmasına gerek olmadığını, kısa ve anlaşılır olanın makbul olduğunu söylüyor. Dediğim gibi kolay okunan bir Zweig kitabı tüm sevenlerine öneririm.
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,9bin okunma
Puan vermedi·59 syf.·
2016 217. kitabı
Kitabı büyük beklentilerle okumaya başladım ama benim için tam bir hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Elli altı sayfa olmasına rağmen bir an önce bitmesini istedim. Nedeni de kitapta konunun olmaması evet bir aşk hikayesi var ortada ama belli bir konu yok. Kitapta tek beğendiğim şey yazarın üslubu ve şiirlerden, filmlerden yaptığı alıntılar.
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutkuİlhami Algör · İletişim Yayıncılık · 201434,8bin okunma
9/10
·416 syf.·
2016 152. kitabı
Mars'ta mahsur kalan bir astronotun, çok kısıtlı kaynak ve imkanlara rağmen, bilgi ve becerileri ile hayatta kalma çabasını anlatan sürükleyici bir bilimkurgu romanı.Benim kısıtlı zamanımdan dolayı uzun bir sürede okudum ; fakat sürükleyici bir kitapti özellikle kahramanımızın esprileri bir harikaydı gerçekten.Bir insanin hiçlikte bile neler başarabileceğini çok güzel bir şekilde anlatmış bize yazar.
MarslıAndy Weir · İthaki Yayınları · 202210bin okunma
Puan vermedi·465 syf.·
2016 94. kitabı
Okuduğum ilk Orhan Pamuk kitabıydı nedense Orhan Pamuk`a karşı bir tepkim vardı ve kitaplarını okumak istemiyordum. Oryantalist olduğunu düşündügüm için belki ve bu kitabıyla o algımı kırdım. Çok güzel ve naif bir hikayeydi, hikayenin gerçek olduğuna beni inandırması ve üzerine bir de müzesini açması için Orhan Pamuk`a teşekkür etmek lazım. Kitap yer yer çok tekrara düşüyor bu da okuyucu için yorucu olsa da ilk defa O.P. ile tanışacaklar için bu kitapla başlamaları iyi olacaktır.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma