Surnâme,Osmanlı toplumunda özellikle saray çevresinde gerçekleşen önemli düğün,sünnet,cülûs (tahta çıkma),şehzade doğumu,elçi kabulleri gibi büyük ve gösterişli törenleri ayrıntılı biçimde anlatan manzum ya da mensur (düzyazı) eserlerdir.
“Sûr” kelimesi Arapça kökenlidir ve “şenlik, düğün, ziyafet” anlamına gelir. “Sûrnâme” ise “şenlik kitabı” demektir.Bu tür eserler,yapılan törenin ihtişamını gelecek kuşaklara aktarmak,padişahın kudretini ve halkla olan ilişkisini göstermek,aynı zamanda eğlence kültürünü belgelemek amacı taşır.Surnâmeler,Osmanlı'nın gündelik yaşamı,eğlenceleri,esnaf teşkilatları,giyim-kuşamı ve toplum yapısı hakkında zengin bilgiler de içermektedir.
Kitabın yazarı olan İskender Pala,Divan edebiyatını halka sevdiren önemli bir yazardır. Akademisyen kimliğiyle tanınan Pala, eserlerinde tarih,aşk,tasavvuf ve entrikayı bir araya getirir.Akıcı ve sade diliyle geçmişi bugüne taşır.Yazarın yazmış olduğu başlıca eserlerden söz edecek olursak eğer: Od “Bir Yunus Romanı”,Katre-i Madem,Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk,Şah ve Sultan bunlardan bazılarıdır.
İskender Pala’nın “Surnâme” adlı romanı,kuvvetle muhtemel Lâle Devri Osmanlı sarayında düzenlenen büyük bir şehzade sünnet düğünü etrafında gelişen olayları konu edinir.Sultan,on beş gün sürecek bu görkemli düğünü bütün cihana duyurmak ve unutulmaz kılmak ister.Bu yüzden her vilayetten ve farklı ülkelerden insanlar davet edilir.Ancak düğün sırasında sarayda yaşanan acı bir gelişme,bu neşeli ortamı gölgeler: Sadrazam şehit edilir. Sultan,olayın siyasi etkilerle düğünün havasını bozmasını istemediğinden yeni bir sadrazam atamaz ve Mühr-i Hümâyûn’u kime vereceğini düğün sonuna kadar açıklamayacağını bildirir. Bu karar, saraydaki birçok devletlinin gözünü karartır ve düğün,kıyasıya bir iktidar mücadelesine sahne