çok uzun zaman oldu ben kalemi kağıdı elime alıp yazmayalı. bir hengamenin içindeyim ve bazen yaptıklarımı gören eski ben önüne dönüp başını eğiyor sanki. bu muydu gelmem gereken nokta. çok yol katettim belki ama üç ileri iki geri yaparak bir arpa boyu kadar mesafeyi gidemedim bile. ruhum dinginlik arıyor. bu dünyanın gösterişinde ve insanlarda bulamayacağı bir huzur. bir çim kokusu huzuru arıyor. kalbim çok hızlı atıyor. ve sırtımdan terler akıyor sanki. namazdayken O'nun huzurundayken utanıyorum günahlarımdan. ben ne yapıyorum. neredeyim.
Gitmek diye oturduğu her yerden gitmek diye kalkıyordu.
Kimse yaşamadan bilemezdi elbet, nereye, neden giderse
gitsin, tüm yolculukların insanı çocukluğuna götürdüğünü.
Geçmişini bir mühür gibi gözlerinde ve adımlarında taşıdığını insanın.