Okumaya verdiğim uzun bir aradan sonra elime aldığım ilk kitaptı Fareler ve insanlar. Bu yüzden yarım bıraktıklarımdan olmasın istedim zira her ne kadar bu huyumu hiç sevmesem de yarım bırakma gibi bir huyum var ki sevgili okurlar, düşman başına...
Beni yeniden kitaplara bağlasın istedim. Bu işin o kadar da zor olmadığını, üstelik vaktimi harcadığım sosyal medyadan çok daha keyifli olduğunu, daha sahici bir dünyaya sahip olabileceğimi bana hatırlatması lazımdı. "Bu iş için en mükemmel kitaptır, siz de bu durumdaysanız tek çare fareler ve insanlardır." gibi cümleler kurmayacağım bilakis bence böyle iddialardan uzak bir kitap Fareler ve İnsanlar.
Bana bu kitabı tek bir kelimeyle anlat deseniz; şüphesiz "gerçek" derim. 1900'lerin başında Amerika'da işçi sınıfından insanları 2000'ler Türkiyesi'nden ne kadar iyi anlayabilirseniz o kadar iyi işlemiş en can alıcı detayları Steinbeck bu romanında.
Bir kitap betimlemeyle dolu olsa bile bazen tam olarak oradaymış gibi hissedemezsiniz ancak, Steinbeck çok tadında yapmış tüm tasvirlerini ve evet beni o hikayenin geçtiği çiftlikte hissettirdi. İlginçtir ki hikayenin sonunu ben nasıl hayal ettiysem filminde de tam olarak aynı şekilde bir sahne yapılmış. (Kitap bittikten sonra merakımdan filmin yalnızca son sahnesini izledim.)
Kitap iki zıt karaktere sahip tarım işçisinin para biriktirip hayallerine kavuşma çabalarını ve acımasız şartlar altında kurulan bir hayalin insanı nasıl yaşama bağlayabileceğini anlatıyor. Çoğu insanın saf olarak algıladığı "Lennie" karakterinin haraketleri bana zaman zaman fazla itici ve psikopatvari gelse de hayaline olan çocukça bağlılığı kendisine ısınmamızı sağlıyor.
Ve gelelim kitabın o hiç beklemediğim sonuna: (Dikkat Spoiler!)
George kitabın sonunda önceden yaptığı bir hatanın bedelini ödedi belki de: