Eda

Ne yaşayacak, ne ölecek takatteyim, ne yapayım? - Ya yaşa, ya öl. - İkisi de olmuyorsa? - Uydurun Aslan Bey, uydurun. Zaten her şey çok uyduruk. Başkalarının uydurduğuna inanacağınıza bari biraz da siz uydurun.
Sayfa 141·Kitabı okudu
herkes kendi nasılsa o halin benzerini affediyor, anlıyor, söyle kaldırıp yüksekçe bir yere yerleştiriyordu.
Sayfa 120·Kitabı okudu
Hep en acı şeylerle, kimsenin bilemedikleri ile tatlılaşıyordu.
Sayfa 113·Kitabı okudu
Zaman akar mı, durur mu, içinden mi geçilir, tümüyle dışındadır da uzaktan ya da kenarından mı bakılır? Her şey mecaz ise ve işaret aranıyorsa, pek de bir şey bulunamıyorsa kendi kendini tüketerek bir yol yürünüyorsa mecaz başka bir mecazla ancak bir gönül hoşluğu yaratıp boşlukları doldurmada yine yetersiz kalıyorsa, bütün düşünme, anlama çabasına rağmen insan yetersiz kalır.
Vaktinden evvel, hem de çok evvel olmanın ıssızlığı başka bir şey ile ölçülemez.
Sayfa 107·Kitabı okudu