Komünizm çoğu toplumda (özellikle bizim toplumumuzda) tehlikeli ve korkutucu bulunur. Pekiyi bu denli korktuğumuz bu iktisadi anlayışın ne dediğini, neyi amaçladığını gerçekten biliyor muyuz?
Komünizm; yeryüzünde tüm insanlık için var olan kaynakların belirli kişiler ve sınıflar tarafından sahiplenilmediği, emeğin sömürülmediği, burjuvazinin proletarya sırtından geçinmediği, ve dahi bu iki uç sınıfın hiç olmadığı, ortaklaşa yaşanılan bir düzenin hayalini kuran bir iyimser ütopyadır. İlk ortaya çıktığı dönemin şartları bize bu ideoloji hakkında inanıyorum ki çok şey anlatmakta. 18. yüzyılda İngiltere'de gerçekleşen sanayi devrimi sonrasında ortaya çıkan işçi sınıfının yaşam koşulları oldukça zor ve adaletsizdi. Emeğin fiyatı ucuzdu. Öyle ki çocukların dahi günde 20 saate kadar çalıştığı düzende insanlar asgari düzeyde dahi yaşamlarını sürdürmekte zorlanıyorlardı. İş kazalarına karşı bu sınıfın hiç bir güvencesi yoktu, çünkü işçi sınıfına mensupsa şayet insan hayatının bir değeri yoktu. Ve işte komünizm tam da bu yıllarda zengin bir ailenin çocuğu olan Karl Marx'ın bu gidişata dur demek istemesiyle doğmuştur. Biz bugün işçi ve emekçi sınıfının sahip olduğu hakların çoğuna bu korktuğumuz akıma sahip insanların direnişi sayesinde sahibiz aslında. Sosyal sigortalar, asgari ücret sınırlamaları, işçi güvenliği, işçiye grev hakkı bu direniş ve örgütlenmeler sonucu alınmış haklardır. O halde bizi bu hümanist akıma karşıt taraf yapan nedir? Sanıyorum ki bunun sebebi; insanları bu haksız düzene karşı örgütlemelerinden korktukları için Marxlara, Engelslere, Leninlere karşı kapitalistler tarafından yürütülen karalama ve korkutma şeklindeki algı çalışmaları. Sonrası zaten Sosyal Psikolojinin en önemli kavramlarından olan uyum ve itaat...
Şu hususu da açıklamak isterim ki