Murat Özdemir

Murat Özdemir
@edumurat
Öğretmen
N.Ü Eğitim Fakültesi
Gaziantep
Osmaniye
48 okur puanı
Mart 2018 tarihinde katıldı
Fransız Teğmenin Kadını
9/10
·480 syf.··
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 17:35
Viktorya Dönemi romanlarının bir örneği olan bu kitap dönemin siyasal, sosyal, bilimsel ve kültürel konularına sık sık değinmiş. Kitabı güzel kılan iki kişi arasındaki karmaşık aşk ilişkisinden yola çıkarak bu konuları ele almış olması. Buraya roman hakkında bir YZ incelemesi bırakıyorum. Fransız Teğmenin Kadını, John Fowles tarafından 1969'da yayımlanan ve postmodern anlatım teknikleriyle dikkat çeken bir romandır. Viktorya dönemi İngiltere'sinde geçen eser, bir yandan dönem romanlarının atmosferini başarıyla kurarken diğer yandan bu türün kalıplarını sorgular. Konu Özeti Romanın merkezinde, nişanlı ve toplum tarafından saygın görülen genç doğa bilimci Charles Smithson ile gizemli ve dışlanmış bir kadın olan Sarah Woodruff bulunur. Sarah, kasaba halkı tarafından “Fransız teğmenin kadını” olarak damgalanmıştır. Charles'ın Sarah'ya duyduğu ilgi zamanla bir meraka, ardından da yaşamını değiştiren bir tutkuya dönüşür. Temalar 1. Özgürlük ve Toplumsal Baskı Roman, bireysel özgürlük ile toplumun dayattığı kurallar arasındaki çatışmayı inceler. Sarah, Viktorya ahlakına meydan okuyan bir karakter olarak öne çıkar. 2. Kimlik ve Kendini Keşfetme Charles'ın yaşadığı dönüşüm, kişinin toplumsal rollerden sıyrılarak kendi kimliğini bulma çabasını temsil eder. 3. Kader ve Seçim Fowles, karakterlerin kader tarafından mı yönlendirildiği yoksa kendi seçimlerini mi yaptığı sorusunu sürekli gündemde tutar. Anlatım Özellikleri Romanın en dikkat çekici yönlerinden biri anlatıcının zaman zaman hikâyeye müdahale etmesidir. Anlatıcı, karakterler hakkında yorum yapar, okura seslenir ve hatta romanın kurmaca yapısını açıkça hatırlatır. Bu yönüyle eser, klasik Viktorya romanlarından ayrılarak postmodern edebiyatın önemli örneklerinden biri kabul edilir.
Fransız Teğmenin KadınıJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 20203,030 okunma
Reklam
Kayalı Bahçe
8/10
·286 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Nikos Kazancakisi okurlar Zorba adlı eseri ile tanırlar. Bu kitap yazarın en az bilinen fakat en sembolik eserlerinden biridir. Ülkemizde az bilinmesinin sebebi 1971 de yapılan ilk baskıdan sonra tekrar basılmamış olması. Bu kitabı ilk kez Prf Dr Şahin Uçar Hocadan duymustum. O zaman üniversitede ögrenciydim o tarihlerde ismini bir kenara not ettiğim iki kitaptan biriydi. Bir diğeri de Soljentsinin bir kitabıydı. Henry Bergson, aralarında J.Joyce, Faulkner, Sartre, T S Elliot, A.Hamdi Tanpınar , Ziya Gökalp ,Peyami Safa gibi bir çok ünlü yazarı etkilediği gibi Nikos Kazanciakisi de derinden etkilemiştir. Kazanciakis Bu eserini kendi anadili Yunanca yerine Fransızca olarak yazmıştır. Bu arada Kazanciakis Yunancaya da bir çok eseri tercüme etmiştir. Unesco tarafından dünya klasikleri tercüme bürosu müdürlüğüne getirilmiştir. Kazanciakis 1952 de Nobel ödülünü kıl payı ile Hemingway e kaptırmıştır. Bu platformda henüz bu kitap üzerine bir inceleme yapılmamış. İlgi duyan okurlar için bir inceleme notu bırakıyorum. Nikos Kazancakis’in Kayalı Bahçe (orijinal adıyla Le Jardin des Rochers), yazarın hem düşünsel dünyasını hem de estetik anlayışını bir araya getiren, otobiyografik izler taşıyan oldukça derinlikli bir eserdir. Kazancakis, bu romanı ana dili olan Yunanca yerine Fransızca kaleme almıştır; bu durum bile esere evrensel bir perspektif kazandırma çabasının bir göstergesidir. ​İşte eserin temel katmanlarına dair bir inceleme: ​1. Tematik Derinlik: Doğu ve Batı Çatışması ​Roman, 1930’lu yıllarda Uzak Doğu’da (Çin ve Japonya) geçer. Kazancakis, bir gezginin gözünden bu iki medeniyetin ruhunu karşılaştırır. ​Japonya: Disiplinli, estetik kaygısı yüksek ve sert bir çelik gibi şekillenmiş bir yapıyı temsil eder. ​Çin: Daha mistik, akışkan, acıya sabırla göğüs geren ve kadim
Kayalı BahçeNikos Kazancakis · Kitaş Yayınları · 197110 okunma
Müşterek Dostumuz hakkında
8/10
·1192 syf.··
2026 2. kitabı
Öncelikle şunu belirteyim, bu kitabı ilk defa Türkçeye kazandıran ithaki yayınlarına teşekkür ediyorum. Dickens ın bu romanı bir hayli geç çevrilmiş Türkçeye. Çevirmen Aslı Biçen kitabın karmaşık kurgusuna rağmen iyi iş çıkarmış.Üzüldüğüm bir nokta var. Kitapta bir hayli yazım hatası var. Bendeki kitap dördüncü baskı olmasına rağmen yazım hatalarının düzeltilmemiş olması şaşırtıcı. Bu kitap Dickens ın en iyi üç kitabından biri olarak kabul ediliyor. Kitapta halkın Yahudilere olan olumsuz bakış açısına bir gönderme var. Yahudi Riah karakterini olumlayarak daha önceki eserlerinde çizmiş olduğu "kötü yahudi" karakterinden vaz geçiyor. Bu kitapla ilgili bir yapay zeka incelemesi bırakıyorum. Unutulanı hatırlamak adına. Charles Dickens'ın son tamamlanmış romanı olan Müşterek Dostumuz (Our Mutual Friend), yazarın ustalığının zirvesine ulaştığı, toplumsal eleştirinin karanlık ve derin sularında yüzdüğü bir başyapıttır. ​İşte bu dev eserin katmanlı bir incelemesi: ​1. Tematik Odak: Çöp ve Para ​Kitabın en çarpıcı simgesi, Londra'nın kıyısındaki devasa toz/çöp yığınlarıdır (Dust mounds). Viktorya dönemi Londra'sında bu yığınlar aslında birer servet değerindeydi (içindeki geri dönüştürülebilir atıklar nedeniyle). ​Eleştiri: Dickens, paranın ve mirasın "pislik" üzerine kurulu olduğunu savunur. İnsanların bu çöp yığınları için birbirini parçalaması, yozlaşmış bir toplumun aynasıdır. ​Thames Nehri: Nehir, hem yaşamın hem de ölümün kaynağıdır. Kitap bir cesedin nehirden çıkarılmasıyla başlar; bu, paranın insan hayatından daha değerli görüldüğü bir sistemin açılış sahnesidir. ​2. Karakter Analizi ve Sosyal Tabaka ​Roman, Dickens'ın en geniş karakter yelpazelerinden birine sahiptir: ​John Harmon: Kimliğini gizleyerek kendi mirasının peşine düşen, "öldü" sanılan adam. Kimlik ve
Müşterek Dostumuz (2 Cilt Takım)Charles Dickens · İthaki Yayınları · 2017384 okunma
Yüzyıllık Yalnızlık
Puan vermedi·464 syf.··
2023 35. kitabı
Kitabı beğenmedim. Biraz fazla reklamı yapılmış abartılı övgülere maruz kalmış bir kitap. Kurgusal olarak kahramanlar ve hikaye zaman içinde karmaşık bir sarmala giriyor. İnsana keyif veren bir olay örgüsü yok.
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,4bin okunma
Kaputt
8/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
Kitabı bitirmek biraz zor olabilir yoğun betimlemeler ve karşılıklı konuşmalar kitabın akıcı okunmasını zorlaştırıyor. Okuyacak olanlara tavsiyem bu kitabı okumayı uzun bir sürece yaymaları. Curzio Malaparte – Kaputt Kitap incelemesi Curzio Malaparte’nin 1944’te yayımlanan Kaputt adlı eseri, II. Dünya Savaşı’nın yıkımını, barbarlığını ve ahlaki çöküşünü bir savaş muhabirinin gözünden sunan yarı-belgesel bir anlatıdır. Ne ancak bir hatırat, ne tamamen bir roman; gerçek ile kurmaca arasında sürekli salınan, hem gazetecinin tanıklığını hem de sanatçının yorumunu birleştiren benzersiz bir yapıdadır. --- Eserin Gücü ve Öne Çıkan Yönleri 1. Şok edici ve unutulmaz sahneler Malaparte’nin anlatımı gerçeküstü bir gerçeklik taşır. Gerçek olaylara dayansa da betimlemeler o kadar dramatik ve grotesktir ki okuyucunun zihnine kazınır. Örneğin: Donmuş at başlarıyla kaplı nehir sahnesi Varşova gettosunun insani çöküşü Nazi aristokrasisinin lüks sofraları ile dışarıdaki açlık arasındaki çarpıcı tezat Bu görüntüler, sadece savaşın yıkımını değil, aynı zamanda insanlığın çürümüşlüğünü sergiler. 2. Tarafsızlığa meydan okuyan ahlaki gözlemci Malaparte, yalnızca bir muhabir değildir; aynı zamanda acımasız bir gözlemcidir. Ne Nazi subaylarına tamamen mesafelidir, ne de onlarla dosttur.
KaputtCurzio Malaparte · Can Yayınları · 2014200 okunma
Reklam