Nikos Kazancakisi okurlar Zorba adlı eseri ile tanırlar. Bu kitap yazarın en az bilinen fakat en sembolik eserlerinden biridir.
Ülkemizde az bilinmesinin sebebi 1971 de yapılan ilk baskıdan sonra tekrar basılmamış olması. Bu kitabı ilk kez Prf Dr Şahin Uçar Hocadan duymustum. O zaman üniversitede ögrenciydim o tarihlerde ismini bir kenara not ettiğim iki kitaptan biriydi. Bir diğeri de Soljentsinin bir kitabıydı. Henry Bergson, aralarında J.Joyce, Faulkner, Sartre, T S Elliot, A.Hamdi Tanpınar , Ziya Gökalp ,Peyami Safa gibi bir çok ünlü yazarı etkilediği gibi Nikos Kazanciakisi de derinden etkilemiştir. Kazanciakis Bu eserini kendi anadili Yunanca yerine Fransızca olarak yazmıştır. Bu arada Kazanciakis Yunancaya da bir çok eseri tercüme etmiştir. Unesco tarafından dünya klasikleri tercüme bürosu müdürlüğüne getirilmiştir. Kazanciakis 1952 de Nobel ödülünü kıl payı ile Hemingway e kaptırmıştır. Bu platformda henüz bu kitap üzerine bir inceleme yapılmamış. İlgi duyan okurlar için bir inceleme notu bırakıyorum.
Nikos Kazancakis’in Kayalı Bahçe (orijinal adıyla Le Jardin des Rochers), yazarın hem düşünsel dünyasını hem de estetik anlayışını bir araya getiren, otobiyografik izler taşıyan oldukça derinlikli bir eserdir. Kazancakis, bu romanı ana dili olan Yunanca yerine Fransızca kaleme almıştır; bu durum bile esere evrensel bir perspektif kazandırma çabasının bir göstergesidir.
İşte eserin temel katmanlarına dair bir inceleme:
1. Tematik Derinlik: Doğu ve Batı Çatışması
Roman, 1930’lu yıllarda Uzak Doğu’da (Çin ve Japonya) geçer. Kazancakis, bir gezginin gözünden bu iki medeniyetin ruhunu karşılaştırır.
Japonya: Disiplinli, estetik kaygısı yüksek ve sert bir çelik gibi şekillenmiş bir yapıyı temsil eder.
Çin: Daha mistik, akışkan, acıya sabırla göğüs geren ve kadim