1. Abbas Sayar - Yılkı Atı
2. Abdülhak Şinasi Hisar - Fahim Bey ve Biz
3. Adalet Ağaoğlu - Ölmeye Yatmak
4. Ahmet Hamdi Tanpınar - Saatleri Ayarlama Enstitüsü
5. Ahmet Haşim - Bize Göre
6. Ahmet Ümit – Patasana
7. Alev Alatlı – Yaseminler Tüter mi Hala
8. Aka Gündüz – Dikmen Yıldızı
9. Aslı Erdoğan - Kabuk Adam
10. Attila İlhan - Sokaktaki Adam
11. Ayfer Tunç - Yeşil Peri Gecesi
12. Ayla Kutlu – Bir Göçmen Kuştu O
13. Ayşe Kulin - Köprü
14. Aziz Nesin - Şimdiki Çocuklar Harika
15. Bahattin Özkişi – Sokakta
16. Bilge Karasu - Gece
17. Buket Uzuner - Kumral Ada Mavi Tuna (Midi Boy)
18. Cemil Kavukçu - Başkasının Rüyaları
19. Cengiz Dağcı - Onlar da İnsandı
20. Cengiz Aytmatov - Gün Olur Asra Bedel
21. Çetin Altan – Büyük Gözaltı
22. Demir Özlü – Biz Yaz Mevsimi Romansı
23. Duygu Asena - https://1000kitap.com/kitap/kadinin-adi-yok--162317
24. Emine Işınsu - Çiçekler Büyür
25. Erdal Öz – Yaralısın
26. Faik Baysal – Drina’da Son Gün
27. Fakir Baykurt – Eşekli Kütüphaneci
28. Falih Rıfkı Atay - Çankaya
29. Feride Çiçekoğlu - Uçurtmayı Vurmasınlar
30. Ferit Edgü -
Dünya ve İtalyan edebiyatının en önemli isimlerinden biri de Dino Buzzati'dir. Buzzati, Venedikli bir ailenin ikinci çocuğu olarak Bellona'da dünyaya geliyor. Varlıklı bir ailede dünyaya geldiği için kendisini çok yönlü olarak yetiştiriyor. Asıl mesleği gazetecilik olmasına rağmen, edebiyat, şiir ve resimle de çok yakından ilgileniyor.
• • •
En önemli eseri sayılan "Tatar Çölü"yle dünya edebiyatında önemli bir yer ediniyor. Melankolik bir modern zaman eleştirisi olarak görülen eser, varoluşcu edebiyatın temel köşe taşlarından biri olarak ifade ediliyor. Bunun nedenini romanın kahramanı teğmen Giovanni Drogo'nun hikâyesini okurken daha iyi anlıyor insan.
• • •
Teğmen Drogo'nun hikâyesi askeri okulu bitirip, kuş uçmaz, kervan geçmez bir yer olan Bastiani Kalesi'ne atanması ve bir eylül sabahı yola çıkmasıyla başlıyor. Buzzati, teğmen Drogo'nun hikâyesi üzerinden umudu, umutsuzluğu, yanlış tercihleri, bağlanmayı, tekdüze yaşamı, monotonluğu, yalnızlığı, bekleyişi, inatlaşmayı, insanın kendi kendini kandırmasını harika bir şekilde gözler önüne seriyor. Bunu öyle güzel ve nahif bir dille yapıyor ki insanın yaşamı bir sinema şeridinden akar gibi gözlerinin önünden geçiyor.
• • •
Buzatti tüm bunları yaparken kale, çöl ve Tatarları bir metafor olarak kullanıyor. Öyle ki teğmen Drogo'nun, Bastiani Kalesi'nde kendisi için inşa ettiği dünyanın esaretine girmesi karşısında bizlere, ellerimizle inşa ettiğimiz kalelerimizin dört duvarı arasına kendimizi bir ömür boyu nasıl hapsettiğimizi hatırlatıyor. Yine teğmen Drogo'nun çölün insana sonsuzluk duygusu veren ikliminde kendine bir umut yaratıp ömrünü heder etmesi karşısında bizlere, yapmak istediklerimizi belirsiz bir geleceğe sürekli erteleyerek yaşamımızın bir kuş gibi ellerimizden nasıl uçup gidebileceği uyarısında bulunuyor.
• •