Türk milleti hainlerin baş tacı edilmeleri yüzünden acınacak bir millet haline geldi. Bünyemize sıhhatsizlik veren bir sapıklığın yerini bir başka sapıklık almasına isyan etmedik. Böylelikle elimizde ehven-i şerden daha ehven hiçbir şey kalmadı. Kötü keyfiyetteki kafaların yerini keyfiyetsiz kafaların almasında teselli aradık.
Başını örten kız felsefe bilmeksizin kimlerin Türk milletine kast ettiğini anlayamayacaktır. Başındaki bez parçasının kime ne getirdiği, kimden ne götürdüğü işin içine geçim derdini katmadan fikretme yolunda anlaşılır.
Hafızamızda Müslümanlar hendekleri kazarken Rasûlü Ekrem'in şunu söylediği var: "İnen her kazma Kisra'nın, Kayser'in sarayının duvarına iniyor." Binaenaleyh, bu kelimelerin telâffuz edildiği tarihten itibaren hayatına Müslüman olduğu iddiasıyla mânâ atfeden herkes düşünsün: Yaşadığımız günlerdeki hâkimiyet tarzını idame ettirmek için mi; yoksa o hâkimiyet tarzına son vermek üzere mi yaratılmışız? Bu hususta zihnine bir berraklık temin etme mükellefiyeti altına girmeyen acınası bir yaratıktır.
Ben niçin bilhassa bir başkasına değil de başını örten kıza bir iş düştüğü fikri civarında dolanıyorum? Çünkü bir şey var ki, onu yerküre üzerinde yalnızca başını örten kız, yalnızca başını örtmekle şahsiyet kazanan Türk kızı yapabilir. Nedir o şey? O şeyin ne olduğunu başını örten kız bize felsefe bildiğinde göstermiş olacak.
Hiçbir şey biraz helal biraz haram değildir. Bir şeyin vukuu bir başka şeyin meydana gelmesine mani teşkil eder. İsa'yı gücendirdiysen Muhammed'e yaranma ihtimalin hiç yoktur.