Emre

Erkekler yalnız kadınlarını tanırlar, işlerinden sonra erkence evlerine gelirler, zevcelerine doyulmaz aşk ve muhabbet sahneleri hazırlarlardı... Kıraathaneler, gazinolar, birahaneler, kulüpler, tiyatrolar, kafeşantanlar, bekâr evleri, bütün bu Türk erkeklerini eşlerinden ayıran; zavallı Türk kadınlarını tenha evlerde unutulmuş bir bekçi gibi bırakan felaket mahalleri yoktu.
Sayfa 151
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Sevinç ve saadetten mahrum kadınlar, Türk kadınları mı?" dedi, "hayır, hayır, hayır. Türk kadınları asla sevinç ve saadetten mahrum değildiler. Sevinç ve saadetten mahrum olanlar sizsiniz. Şimdiki kadınlar... Siz bozuldunuz. Siz büyükannelerinize benzemediniz. Ah biz... Gençken ne kadar mesuttuk. Bütün meşguliyetimiz eğlence ve neşeydi. Bahar, şu arkamdaki bahar bizi sevinçten deli ederdi. Şimdi siz bunları görmüyorsunuz, siz bu zehirleyici kitaplar üzerine düşüyor, kararıyor, soluyor, soluyor, hırçın, berbat, tahammül olunmaz bir mahlûk oluyorsunuz..."
Sayfa 149
Edebiyat
"Evlilik aşkın mezarıdır" derler. İşte vahşice bir yalan!
Sayfa 124
Edebiyat
İtiraf etmeliydim ki herkes gibi ben de bir cahilim! Herkesten daha cahilim, çünkü onların kalıtımla ve kültürle nesilden nesile aktarılan fikir ve inançları var. Halbuki benimkiler tamamıyla iflas etti. Yıkıldı. Ve yerlerine hiçbir şey koyamadım. Sıhhatimi kaybettim. Şimdi hasta ve doğal olmayan bir mevcudiyetim var. Gittikçe büyüyen kararsızlığım ve şaşkınlığım bu mevcudiyet yükünü daha ziyade ağırlaştırdı. İtiraf etmeliyim; işte eziliyorum. Düşünmemek istiyorum...
Sayfa 118
Edebiyat
Nasrettin Hoca’nın "kazan doğurdu" dediğine inanıp da "kazan öldü" dediğine inanmayan durumundasınız şu anda. Neden daha önce kazanın doğurduğuna inandınız? İşinize gelmişti. Ben de size diyorum ki: "Kazan öldü!" Siz şimdi hesabınızı yapın. İsmet Özel