araştırmaclar kişi öldüğü anda aldıkları EEG kaydında hangi dalga tipine rastlamışlardı? Basit bir mantıkla düşünürsek dinlenme halindeki alfa dalgasının ya da uyku sırasında ortaya çıkan teta ve delta dalgalarının görülmüş olabileceğini sanabiliriz oysa araştırmacıların tanık olduğu dalgalar bunlar değildi. Kalbin durmasındarn önceki ve sonraki 30 saniyelik aralıkta beyinde yoğun bir gama aktivitesine rastlamışlardı. Gama dalgalarının eski bir bilgiyi hatırlama anında ya da derin düşünme gibi zorlu bilişsel etkinlikler sırasında oluştuğundan bahsetmiştim. Yani sevgili Falin, belki de beyin hayatta kalmak için en son şansını deniyor olabilir ya da sizin söylediğiniz gibianıları, gözlerinin önünden geçiyordur. Elbette bilemiyoruz ama kesin olan şu ki ölüm anında beyinde bir şeyler olmakta ve bu aktivite yoğun bilişsel bir işlem gerektirmektedir."
şu an EEG'nizi çeksek beyninizdeki hâkim dalga türünün beta olduğunu görürsünüz çünkü zihniniz aktif bir durumda. Odanıza döndüğünüzde kanepeye uzanıp dinlenmeye başlarsarnız bu sefer alfa dalgalarını görürüz. Uykuya daldığınızda ise karşımıza teta ve delta dalgalarn çıkar. Gördüğünüz üzere size bir sürü harf saydım ama meraklanmayn geriye son bir tane kaldı. Beynimiz zor bir problemle karşılaştığında ya da bir işe aşırı odaklandığında nöronlarımız yoğun bir faaliyet içine girer ve biz bunu EEG görüntüsünde gama dalgası olarak görürüz.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Meğer kadınlar yaşlarından, ağırlıklarından ve verilen dozdan bağımsız olarak, erkeklerden daha hızlı uyanıyormuş. (Sizi bilmem ama ameliyat sırasında uyanma fikri benim hiç hoşuma gitmiyor.) Üstelik o araştırmanın yapılma amacı cinsiyetler arasındaki farkları bulmak değildi. Araştırmacılar sadece yeni bir EEG monitörünü anestezi sırasında test etmek istemişlerdi. Araştırmada halihazırda ameliyata girecek hastalar kullanılmış ve dört ayrı araştırma hastanesi dahil edilmişti. Dolayısıyla, sıra dışı bir şekilde, bir dolu kadın ve erkek denek vardı. Nihayetinde EEG monitörü kullanışlı çıktı ama kadınlarla ilgili alınan sonuç çok daha ilgi çekiciydi. Ancak o zaman, bilim insanları geri gidip cinsiyet farklarıyla ilgili verileri analiz etmeye başladı. Başka bir deyişle, aslında sorulması gereken soruyu sormamışlardı bile. Gerçeği gördükten sonra o soruyu sormaları gerektiğini fark etmişlerdi. Soru sormamak tehlikelidir.
Başka bir bilgi de EEG kayıtlarından ve artık gitgide beyin taramalarından (bir görevi yerine getirirken beynin hangi alanlarının kullanılmasının tercih edildiğini görmeye imkân sağlar ve bu işlem gelecek vaat etmektedir) gelmektedir. EEG testlerinden gelen bilgi anlıktır ve dolayısıyla zamansal olarak hayli isabetlidir ama beyinde spesifik bölgelere odaklanması daha zordur. Aksine, işlevsel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI), zamanımızda tercih edilen eldeki görüntüleme yöntemi, daha isabetli bir odaklanma sunar ama 3 ya da 5 saniyelik zaman zarfı gerektirir. Bu yöntemler birleştirilebilirler. Tek foton emisyon bilgisayarlı tomografisi (SPECT) ve pozitron emisyon tomografisi (PET), aynı şekilde örneğin fMRI gibi beyin taramaları, perfüzyonun (kan kaynağı) neresinde değişiklikler olduğunu saptamak için çeşitli teknikler kullanırlar; ve buradaki ortak prensibe göre, etkin bölgeler daha yüksek oranda metabolik değişime maruz kalırlar ve dolayısıyla geçici olarak daha fazla kan kaynağına ihtiyaç duyarlar. Gelgelelim, tek başlarına bilgi
Acaba araştırmacılar kişi öldüğü anda aldıkları EEG kaydında hangi dalga tipine rastlamışlardı? Basit bir mantıkla düşünürsek dinlenme halindeki alfa dalgasının ya da uyku sırasında ortaya çıkan teta ve delta dalgalarının görülmüş olabileceğini sanabiliriz oysa araştırmacıların tanık olduğu dalgalar bunlar değildi. Kalbin durmasından önceki ve sonraki 30 saniyelik aralıkta beyinde yoğun bir gama aktivitesine rastlamışlardı.
Gama dalgalarının eski bir bilgiyi hatırlama anında ya da derin düşünme gibi zorlu bilişsel etkinlikler sırasında oluştuğundan bahsetmiştim. Yani sevgili Falin, belki de beyin hayatta kalmak için en son şansını deniyor olabilir ya da sizin söylediğiniz gibi anıları, gözlerinin önünden geçiyordur. Elbette bilemiyoruz ama kesin olan şu ki ölüm anında beyinde bir şeyler olmakta ve bu aktivite yoğun bilişsel bir işlem gerektirmektedir.