Onun kalbi atınca benimkini de hareket ettiriyor sanki. Birbirine bağlı iki tekne gibi; halatı kesmek istesem de, onu kesebilecek bir bıçak yok hiçbir yerde.
Simyacı bir şişe açıp konuğunun bardağına kırmızı renkli bir sıvı koydu. Şaraptı ve ömrü boyunca hiç içmediği en güzel şaraplardan biri.
Ama şarabı şeriat yasaklamıştı.
“Kötülük,” dedi Simyacı, “insanın ağzından giren şeyde değildir. Kötülük oradan çıkandadır.”
Hayatımızın bir döneminde belli bir anında, yaşamımızın denetimini elimizden kaçırırız ve bunun sonucu olarak hayatınızın denetimi yazgının eline geçer.Dünyanın en büyük yalanı budur.