Tanrı’ya inanıp inanmadığımı sordu. Hayır, dedim. Hoşnutsuzluk içinde yerine oturdu. Bunun mümkün olmadığını her insanın, hatta ona yüz çevirenlerin bile Tanrı’ya inandığını söyledi bana. O böyle inanıyordu, bundan bir an bile şüphe etse hayatının anlamı kalmayacaktı.
Ben kimseyi , onun Will’i sevdiği gibi sevmemiştim. Bazı adamlardan hoşlanmıştım doğru , onlarla yatmak da istemiştim , ama bazen acaba duygusalıkla ilgili bende bir eksik mi var diye düşünüyordum.