-"Burada tam olarak nedir hoşlanmadığın şey?"
-"Her şey, bütün bu bitmek bilmeyen koşuşturmalar, bayağı arzuların bitmek bilmeyen oyunu, özellikle açgözlülük, birbirlerinin yolunu kesmeler, dedikodu, birbirini çekiştirmeler, tepeden tırnağa süzmeler; konuşulanları dinlediğinde insanın başı dönüyor, sersemliyor. Dışarıdan bakınca insanlar akıllı görünüyor, yüzlerinde öyle bir asalet var ki, ama tek duyduğun: Buna şu verildi, șu ihale aldı? - "Tanrım, neden?' diye bağırıyor biri. 'Şu dün gece kulüpte kaybetti; bu 300 bin alıyor!' Sıkıcı, çok sıkıcı!!.
İnsan bunun neresinde? İnsanın özü nerede? Nereye saklandı, bu küçük şeylere nasıl çarçur etti kendini?"