Zozan

Zozan
@eerleichda
Yetersizligini, bitkinligini hissedip karşılaşmalarda pes etmek üzereyken, ışığa iz bırakmış geometri ya da sayısal denklik olan sampadlar ansızın bir kıvılcım gibi zihninde çakınca, yaşayan, ama hepsinden öte ölmüş olan bütün şeylerin bozulmayan ilişkilerle eklemlenebildiğini gördü. Zihin, bir bağlantı yakalayabildiği zaman gördüğünü sonsuza dek görür. Zihin onu taşıyan bedenle birlikte yok olabilir ama ilişki kalıcı ve silinmezdir.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kadrú, oğullarını ahlaksızlığa sürüklemeye çalışmış ve kara görünsün diye atın kuyruğuna asılmalarını istemiş onlardan. Yılanlar bunu reddetmişler. Bunun üzerine Kadru ilk kez öfkesini kusmuş. Şöyle demiş: 'Hepiniz yok olacaksınız..." "Sen de bir gün öğreneceksin ki," dedi Vinata daha alçak bir sesle, "hiçbir şey yok olmaz, çünkü her şey kendinden bir şey bırakır ve geriye kalan her şey bir başlangıçtır...
Ancak o zaman, uzak topraklarda yaşayan bir rişi'nin, solgun benizli ve siska bir kahinin günün birinde söyleyeceklerini anladım: biricik günah sabırsızlıktır.
Yavaştı, güçlüydü, suskundu ve her şeyi anlardı. Bizleri severdi ama bizlere özen göstermekte pek cömert davranmazdı. Saatler, günler boyunca kımıltısız kalırdı ve bizler onun ne yaptığını bilemezdik. Dünyayı başının üstünde taşırdı. Kızkardeşim ve ben, kendimizle ne yapacağımızı bilemiyorduk. Öfkeli bir enerji bizi içten içe dürtüklüyordu.
yüzen iki ağaç parçası okyanusta karşılaşırlar ve bir süre sonra ayrılırlar, annenle sen, kardeşinle sen, karınla sen, oğlunla sen aynı durumdasınız, karını, babanı, dostunu çağırıyorsun, ama yalnızca yolda bir karşılaşma bu, bu dünya dönen bir tekerlek, iki köpekbalığının, ihtiyarlıkla ölümün yüzdüğü, zamanın büyük okyanusunda bir geçit. hiçbir şey sürekli değil, senin bedenin bile. hiçbir bağ zamana dayanamıyor. şu anda atalarını, dedelerini görmüyorsun, ataların da seni görmüyorlar. ne cenneti görüyorsun, ne cehennemi. rüzgarı, ateşi, ayı, güneşi, gündüzü, geceyi, ırmakları, yıldızları kim yarattı? nedeni bilinmeyen bu değişik yaradılışta, her şey kararlı, saptanmış. kimse kalıcı değil, kimse geri dönmüyor, zevk, acı, her şey alın yazısıyla belirlenmiş, İstediğine sahipsin, istemediğine sahipsin, nedenini kimse anlamıyor, insanın mutluluğuna kimse güvence vermiyor, nerdeyim? nereye gideceğim? kimim? niçin? ve niçin ağlamalıyım? Mahabharata