"Hayatım boyunca bu dakikayı ve bu cezaya çarptıralacağım bu şafak saatini beklemiştim sanki. Hiç birşeyin, ama hiçbir şeyin önemi yoktu ve ben bunun niçin böyle olduğunu biliyordum. O da bunun sebebini bilmekteydi. Geçirmiş olduğum bu saçma, boş hayat boyunca geleceğimin derinliklerinden ve henüz gelmemiş yılların arasından karanlık bir soluk bana doğru yükseliyor; bu soluk, geçtiği yerde, yaşadığım yollardan daha gerçek olmayan o gelecek yıllar için vaat edilen bütün şeyleri aynı hizaya getiriyordu. Başkalarının ölümünün bir annenin sevgisinin, onun Tanrısının, seçilen yaşamların kaderlerin ne önemi vardı benim için, değilmi ki beni de, onun gibi benim kardeşimi olduklarını söyleyen milyarlarca imtiyazlıyı da bir tek kader seçecekti. Anlıyor muydu bunu, anlayabiliyormuydu acaba? Herkes imtiyazlıydı. Bu dünyada imtiyazlılardan başka kimse yoktu. Ötekileri de günün birinde mahkum edeceklerdi. "
-Mösyö Meursault